Bilmem doğru mu? Bu ülkenin büyük kulüplerinden Trabzonspor’un başkanının ağzından yazılan bu cümle umalım ki bir yanlış anlama sonucu olarak ulaşmış olsun gazetelerin okuyucularına.
Yoksa üzüleceğimiz bir “derd”i daha olur bu ülke insanlarının.
“Vestel Manisa gibi bir takıma da yenilirsek…”
Bir spor kulübü başkanı bilmez mi onbirer oyunculu iki takımın ölçüleri belli bir sahada ve kural uygulayıcı hakemler eşliğinde doksan dakika mücadele edeceğini..
Ve bu mücadelenin sonucunun üç ihtimalli olduğunu. Ki bu ihtimallerin yenmek, yenilmek ve berabere kalmak diye adlandırıldığını..
Kendi sahasında ve kendi seyircisi önünde oynamak bir avantajdır ama, mücadele eden iki takım da aynı skorla başlar maça: Sıfır, sıfır..
Eğer söylemişse, böyle bir sözü başkan Atay Aktuğ’a yakıştıramam. Bu ülkenin hiç bir şehrinin hiçbir takımı küçümsenecek, dudak bükülecek noktada değildir. Her maçını mağlubiyetle bitiren bir takım dahi olsa bu.
Bu ülkede yapılan yanlışın yerini göstermek için verdim bu örneği. Birbirimizi küçük görmek hastalığından kurtulmalıyız artık.
Trabzonspor niçin yenildi; sorununa cevap arıyorsa bakan Aktuğ, söyleyelim efendim:
Çağırdıkları, takımı teslim ettikleri ve belli başarılara ulaştıkları Ziya Doğan adlı çalıştırıcılarını yanlış zamanda ve yanlış bir şekilde göndermelerinin meyvelerinden biridir dün alınan yenilgileri.
Futbol bilgisi ancak gönderdikleri kadar olan birinin “Biz hep yeneceğiz, hep yenen takım olacağız” gazına gelerek hata yapan bir yönetimin başı, bugün rakipleri suçlayarak kurtulmamalı sorumluluktan.
Rakiplerimizi de en az kendimiz kadar hak sahibi göreceğimizi ve onları en az kendimiz kadar seveceğimiz günlere ermeye gayret edelim sayın Başkan!
*
Bugün İstanbul Eczacı Odası seçimleri yapılacaktır. Eczacı kardeşlerimizin oylarıyla “Gelişim Grubu”nu desteklemeri arzumuzdur.
Bir yanıt bırakın