Şimdi de eğittikleri/yönlendirdikleri/kalıba soktukları bu ülkenin insanlarını suçluyorlar:
“Röntgencilik tezi üzerine hazırladığımız o programları seyretmeseydiniz!”
Kendi kapasiteleri ve niyetleri hiç önemli değil sanki.
Başka programlar vardı da/başka programlar yaptın da seyretmediler mi?
TV kanalları eğlence kanalları olacak, baskısını oluşturan 28 Şubat’ın meyveleri böyle toplanır işte. Dağlarda kurşun yiyene üç saniye, otel odasında “hap” içene üç gün…
Her fırsatı, ama her fırsatı bu ülke insanlarını ikiye ayırmak için kullananlar ölüsünü, dirisinden daha meşhur yaptıkları çocuğun cenazesini de şu amaç için kullanmadılar diyebilir miyiz?
Provokasyon kokulu olaylara sahne olan Fatih Camii’ne medya meşhurunun cenazesi için toplananları sürekli ve ayrıntılı olarak niçin gösterip durdular?
Amaç dediğimizin izahı da burada yatar: Çağdaş yaşamı destekleyenler cenazelerine sahip çıktılar.
Demek istediği budur kartel medyasının.
*
Uzan’lara ait medya kuruluşları satılıyor.
Alıcılar, yabancılar..
Medyamız yabancıların eline mi geçiyor, endişesine gerek yok.
“Bizimkiler” dedikleriniz “yerli” mi idi?
*
Okullar açıldı, uyuşturucu pazarı canlanmış..
“Çocuklarınıza sahip çıkın!” manşetini hiç indirmiyorlar gazetelerinden.
Çocuklara sahip çıkmak.. Ama nasıl? Dış görünüşlerine göre ayrımcılığın yapıldığı okullarda mı?
Medyanın naklen yayın yaptığı eğlence mekanlarında mı?
Suç makinelerine teslim edilen sokaklar da mı?
Nerede?
Neyin, nerede, nasıl yapılacağını doğru olarak bilebimesi/bulabilmesi için bu ülke insanlarının kartele ve onun bugünlere yönlendiren 28 Şubat’çılara bir soru sorması ve cevabını tam olarak alması gerek.
“İstediğiniz bu mu idi? Mutlu musunuz!”
Bir yanıt bırakın