O maç böyle de yazılır

İlk goldeki kazanılan frikikte faulü yapan Burak. Ama Bülent (Yıldırım) faulü Beşiktaş’a verdi ve ilk gol geldi. Fenerbahçe aleyhindeki (sado-mazoşist) yazıları okunan ve son BJK-FB maçı için Fenerbahçe aleyhine 6-0’lık bir sonuç beklediğini ilan eden eski hakem sıfatlı futbol yorumcularından Ahmet Çakar’ın 26 Şubat Salı günkü yazısında saklıydı bu satırlar. Bu doğruyu gören ve görmüşse cesaretine güvenip de yazan başka yorumcu kalem efendisi oldu mu? Hayır!

Kaidedir: Şampiyonluğa ayar veren ve el değiştirten hakemleriyle belli olur bir federasyon. İlk 15 dakikasındaki yönetimiyle belli olur bir hakem.

11 dakikada ev sahibi takıma “topu ağlatan” bir kararla 1-0 öndelik çıkaran hakemler, itirazların gelmediğini gördüklerinde.. Ki bu karşı çıkışın en doğrusu seyirciden gelmesi beklenen “yuh” sesidir; fakat o seyirciler, bizim olsun da nasıl olursa olsun ayarına sokulduklarından gerçekleşmez o itiraz dediğimiz. Lige ayar verici hakemlerin ilk 5’inde olduğu tescillenmiş Bülent Yıldırım ve benzerleri, işte o itirazların gelmediğini gördüklerinde, hemen 2-0’a atlatırlar skoru. 18. Dakikada uydurduğu penaltı örneği ispatıdır bu iddianın.

Herkesin, yani yorumcu kalemcilerin ağız birliği etmeleri o penaltının, penaltı olması konusunda, en büyük şüphedir, olmadığına delildir. Zira o yazıcıların hiç biri FB’den başka bir lig takımı aleyhine öyle penaltı uydurulması istemez.

BJK’nin oyuncusu G.Gönül, takımının gol umudu mu idiki, geldi 11. Dakikada o golü attı. BJK’li oyuncu G.Gönül hakemin yanlış kararını görmüştü ve yine o hakemle netice alacaklarını hissetmişti. Golü öncesinde kalkan ayakların şiddeti sebep olduğu penaltıdaki ayak şiddetinden fazla olmasına rağmen, netice aldırmaya yönelik bir B.Yıldırım’ı tanımanın avantajını kullanmıştı G.Gönül oyuncusu.

Penaltının penaltı olmadığını en iyi G.Gönül biliyordu. Fakat beyin nakli isteyen hocasını örnek alarak, ayak nakli istercesine kıvranma rolü yaptı. Var’cılarda da çoktan kılıf hazır olunca..

Durum BJK lehine 2-0. BJK seyircisi mutlu değil. Başrolde G.Gönül olmasından..Bu bir gerçek. Takımının başka maçlarında sahada görünmeyen ve pazubandı takmış takımı satıp gelmiş birine duyulan, bize ne zaman yapacak güvensizliğidir sebebi. Onu, oynatılmadığı için FB’ye giden Tolgay’la mukayese yanlışlığına bu ülkede sadece kabzımallar düşer. Tanzimler dolayısıyla malları ellerinde kaldığından belki de..

Bir maçın ilk yarısında hakem iki golde de etkin ise, 2-0 geriye düşürülen takımı suçlama hakkını kullanmak maharet olmuştur artık, antifenerbahçelilik aşkıyla tutuşan ücretli kalem efendileri için.. Sanki çok kolaymış gibi onbir artı hakemler’e karşı oynamak..

FB oyuncuları, biz bu hakemle nasıl baş ederiz derdine düşmüşken, gelen üçüncü gol, 45 artı 3’ün beşinci dakikasında gelince, Fenerbahçelilere 3 Temmuz’ları düşündürdü dememiz yanlış olmaz. İkinci yarı başlarken sahanın en rahat kişisi, atandığı tüm derbi maçlarında FB’ye ayar çekmiş hakem B.Yıldırım idi. Ben yapacağımı yaptım, daha ne yapayım gönül rahatlığıydı bu. Üstelik G.Gönül eliyle sağlamıştı bunu. Skor 3-3 olduktan sonra teşekkürleşmekten vazgeçtiler mi bilmiyoruz. BJK’nin uydurulan ortamlardaki kolay gollerinin aksine, zor golleri attı FB oyuncuları. Ayarlarınızı işte böyle bozarız aşkıyla. Oyuncu değişikliklerini zamanında yapmadı gibi suçlamaları hiç hak etmediğini BJK sorumlusunun, özellikle belirtmeliyiz. Diyorlarki: Necip Uysal’ı daha önce almalıydı oyuna. Dedikleri olsaydı, çizgi dışına çıkmış topu vermemek şirretliğindeki o başarıya, öteki yedekler isteseler de ulaşamazlardı. Zira adı ve soyadına zıt bir karakter göstermek o BJK oyuncusunun hakkıydı.

Fenerbahçe, bir lig maçından, deplasmandaki bir lig maçından 1 puanla dönmüştü. FB’ye hoca olmak yeterliliğine ulaşması şüpheli bir çalıştırıcı ve taktik bilmezine rağmen..

Olay bu!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*