Devlet benim” diyordu, bu ülke eczacılarından birkaçının binbir güçlükle randevu alarak karşısına geçtikleri bir bürokrat.
“Devlet benim. Tek alıcı benim. Ben istediğimi yaparım!”
Çalışma Bakanı’nın adına konuşan bir bürokratın/bir memurun söylediklerini anlamakta güçlük çeker eczacılar. Bazıları, biz sizin partiniz iktidar olsun, sizler bu makamlara gelesiniz/oturasınız diye çok çalışmış, hatta gömleğimizi çıkartmıştık, diye dursunlar, içlerinden bir tanesinin itirazı bürokratın moralini çabuk bozar.
“Bir imza ile gelip oturduğun bu koltuktan, bir imza ile ayrılabilirsin. Devlet, nasıl olur da sen olursun? Devleti nasıl anlıyorsunuz/ biliyorsunuz bilmem ama sizin anladığınız devlette hukuk yok mu?”
Bugün Eczacıların yaptıkları reçetelerin tek ödeyicisi konumundaki SGK, karşısında tek satıcı olsun istiyor. Tek satıcı, yani marketlerdeki zincir eczanelerin sahibi tek patron.
Niçin böyle istiyor SGK? Neden böyle istiyor? Kazancı ne olacak? Birliklerini bozmaya çalıştıkları eczacıları tek tek market patronlarının kucağına düşürürüm, hesabı yapan SGK yetkililerinin bugün ya da gelecekte kazançları ne olacak?
Tek alıcı SGK’nın karşısına tek satıcı olan marketçi patron, “Tek satıcı benim. Benim şartlarımda alıcı olacaksın” dediğinde yarın, kim ne yapabilecek? SGK bugün eczacılara yaptığı gibi anlaşmayı feshettim diyebilecek mi? Hayır! Çünkü alternatifsiz kalacak.
Bakkalları, bayileri, marketçileri bugün eczacılara karşı alternatif yapmak isteyen SGK ve onların yanlış bilgilendirdiği Başbakan, Eczacılık Fakülteleri niçin vardı? Sorusunun cevabını da vermek zorundadırlar.
Geçmişinde bu ülkenin eczacılarına kompleksli yaklaşmasını sağlayacak bir imrenme/elde edememe duygularının olmadığına inandığımız sayın Çalışma Bakanı’na “Biz üçbin eczacı ile arkandayız. TEB’i dağıt! Kendi çapımızda market zinciri kurabiliriz” dediklerini bugün seslendirmekte mahzur görmeyen “Rant Mücahitleri” bu ülkedeki eczacılık mesleğinin artıklarıdır.
Sıfatları eczacı olmasına rağmen meslekleri ile bağları çalıştırdıkları elemanlar kadar olmayan, mesleklerine ve meslekdaşlarına sevgi ve saygı duyma ihtiyacı hissetmeyen insanların hükümet yetkililerine verdikleri cesaret bilgileri yanlıştır. Elimizin altında dedikleri üç bin eczacı neyin ne olduğunu ve kime inanacaklarını bilmezler mi? Kim onlara ilaç vercek de zincir eczaneler kuracaklar?
Sayın Çalışma Bakanı, Eczacılık bir sağlık hizmetidir. Saygıyla yürüyen bir sağlık hizmeti. Bu hizmeti engellemeyiniz. Eczacıları gömlek çıkarmaya zorlamayınız! Asla çıkarmazlar!
Bir yanıt bırakın