Celladı temsilen gülüyorlar!

Artık hiçbir programına tahammül edemediğim kartelin bir tv kanalında Talabani-Barzani ikilisinin basına yaptıkları açıklamaları izliyorum: Gerçekten onlar, bize aktarıldığı şekilde mi konuşuyordular? Çünkü kendi kendime yaptığım sakin olmalıyım/sakin düşünmeliyim telkinlerine rağmen kızgınlık katsayım tavan yapmıştı vücudumda.

Elini tutan, kursağına ekmek koyan insanlara karşı, hangi sıfatı almış olursa olsun bir kürt bu kadar vicdandan, merhametten yoksun görüntü sergileyebilir mi idi?

Bu ülkenin kürtlerini tanıyan ve onlara akraba olan ben, o Talabani-Barzani görüntülerinden sonra T.Özal’a bir kere daha intizar ettim.

Alçak saldırılarla yüreği yanmış bir ülkenin insanlarına görüntüsünün ve sesinin ulaştırılacağını bilen Talabani-Barzani ikilisi neden böyle yaptılar? Karakterleri, eğitimleri, insanlık anlayışları, kurgulanmaları bu yöndedir, cevabını yeterli bulmam ben. Çünkü, bunları Ankara topraklarında T. Özal’la yanyana yürürken gösteren Özalcı kartel medyasının yayınladığı resimler hâlâ hafızamdadır.

Bunlar, bizim acımıza karşı böyle alaycı, böyle dalgacı görüntü ve ses vereceklerini bilmiyorlar mı idi T. Özal bey ve yanındaki şakşakçıları?

Dahası, neyin karşılığında vermişlerdi o kırmızı pasaportları? O temaslarda, bunların karaktersizliklerini anlayamamışsan, çözememişsen, nerde senin büyük devlet adamlığın? Sorgulamaya buradan başlamalı.

80’li yıllarda Barzani’nin İsrail’le ilişkili bir ajan olduğunu yazdığımda benim Millî Gazete’m, telefonlar yağmıştı, sonraları Özalcı olunca kemale ereceklerini sanan yarı saf insanlarımızdan: Kutsal bir soydan geldiklerine inanıyoruz biz. Yoksa diyorum şimdi, Özal da mı öyle inanıyordu?

Ortadoğu’daki gavur teşkilatı PKK’nın alçakça saldırılarını ırkı adına korumaya kalkan Barzani ve Talabani şunu iyi bilsin isteriz: Vermeyiz dedikleri Kürt kedileri ciğerlerini parçaladığında, oturacakları bir Özal kucağı bulamayacaklardır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*