İyi ki getirmişler

Ellerinin altında bulundurdukları ve istedikleri her zaman kullanılabilir iddiaları şu değil mi idi? “12 Mart askeri yönetiminin Necmettin Erbakan’ı İsviçre’den getirmesi…”

Kaç yıl geçmiş 12 Mart üzerinden? Otuzaltı Türkiye yılı. Kaç kişi kaldı bu ülkede 12 Mart’ı gün gün hatırlayan? Ya da arşivleri karıştıran, hatırlayanları dinleyen? Peki, nasıl oluyor da 12 Mart’tan sonra bu dünyaya teşrif etmiş ve kendilerini Erbakan’a muhalif olarak kurgulatmış zatı muhteremler bu iddiayı yerli, yersiz her fırsatta tekrarlayıp duruyorlar?

“12 Mart askeri yönetiminin Necmettin Erbakan’ı İsviçre’den getirmesi…”

12 Mart’ın askeri yönetiminin generalleri olsa da şimdi, konuşsalar. Gerçi o günlerde de konuşmamışlardı ama… Yoksa tüm cesaretleri o generallerin konuşmamalarından mı kaynaklanıyor?

Neyse, biz iddialarının doğruluğu varsayımı üstünde duralım. Hata nerede, suç nerede? Önce bunu tesbit etmek gerek. 12 Mart askeri yönetiminin generallerini “Erbakan’ı getirmek”le suçluyorlarsa eğer, onların böyle bir haklarının olmadığını söylemek gibi bir cesaretleri de olmalı.

Bu ülkenin “Ateş” profesörleri hatırlamasa da bu ülkede bir çok komünist ihtilal örgütünün varlığı ve her an ihtilale teşebbüs edebilecekleri bir gerçekti. Sokaklarda kurşunlar geziyorken, bu ülkeyi yönetmek üzere seçilmiş sayın Demirel partisini bölmüş ve yanına sadece “yeminli” arkadaşlarını alarak yolların yürümekle aşınmayacağını, inceldiği yerden ipin kopabileceğini söylüyordu.

Bağımsız olarak girdiği Meclis’te kurduğu partisi kapatılan Erbakan’ın o günlerde Avrupa’da olmasını içlerine sindiremiyorlarsa ve bu yüzden “İsviçre” vurgulamasını yapıyorlarsa, açıkça söylemeli değiller mi? Erbakan suçlu mu idi? Suç mu işlemişti?

Demirel’in bu ülke için bir talihsizlik olduğunu o 12 Mart günlerinde gören generaller, onu durdurmak için Erbakan gerçeğine yardımcı olmuşlarsa, o generalleri her anıldıklarında bu ülkenin insanları alkışlamak mecburiyetindedirler; eğer ülkelerini sevdiklerinde birazcık samimi iseler.

Demirel iktidarlarının karanlık, vurgulu, anarşili, türedi zenginli, yasaklı günlerini arayanlar hâlâ varsa bu ülkede, Erbakan’a muhalefet adına değil de açıkça ortada olmalılar. Ki bu ülke, karşısına Erbakan çıkarıldı diye ağıt yakılan Demirel’in 28 Şubat’lı günlerinin cezasını çekmekte olduğunu kim inkâr edebilir. El insaf artık, el insaf!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*