Senaryoya bak

– Yavrum Mesut, nerelerdesin? Binaenaleyh hiç karşıma çıkmıyorsun vefasız. Fevkalade dolaşıp duruyorum Ankara sokaklarında…

– Yüce Divan’ın oralarda arama beni the şapgalı baba. Dönmüş olmama alışmaya çalışıyorum yahu. Hem sonra sen beni niye arıyorsun?

– Sokaklarda karşılaşmak şimdi çok moda yavrum Mesut. Etraf gazeteci kameracı kaynıyor. Binaenaleyh arabalar durduruluyor, kaldırımda yürüyenlerle kucaklaşılıyor. Fevkalade tesadüfler oluyor yavrum Mesut!

– Sen beni kaldırımda kucaklasan ne olacak the şapgalı Baba? Ben nereden kovuldum ki…

– Seni kucaklamayacağım da kimi kucaklayacağım yavrum Mesut? Binaenaleyh kimin kimi kamusal alanda yahut kaldırımlarda kucaklayacağının mutlaka kanunda bir yeri var ki, adam aradığına rastlamak için sokak sokak dolaşıp duruyor. Fevkalade tesadüf işte. Zira Ankara küçük bir şehir.

– Git işine the şapgalı baba. Kucaklananı bir de sen kucakla yahu. Çifte kavrulmuş olsun.

– Sen bile kucaklatmadıktan sonra… Binaenaleyh onca kartel kameracısı var, fevkalade kucaklama görüntüleri çekmek istiyorlar. Bu fevkalade bir fırsattı yavrum Mesut.

– Damadını kucakla, çağır Baykal’ı kucakla. Bir dükkana gidin biraz alışveriş edin yahu.

– Dükkanlar kapalı yavrum Mesut! Binaenaleyh senin haberin yok mu? Umudum fevkalade azalıyor yavrum Mesut.

– Ha, seni şimdi anladım The Şapgalı Baba. Dükkanlar kapalıysa sen de otogara git yahu. Ya da bir tren istasyonuna. Oralar açıktır. Kimin nereye gideceğini söyler, oyalanırsın.

– Unutma, seni oraya ben getirdim yavrum Mesut. Binaenaleyh Rize’den bir uşak istemiştim..

– Kaderine küs the şapgalı baba. Benden buraya kadar yahu. Artık kendimi zor taşıyorum; bir de seni taşıyamam.

– Sana kim taşı dedi yavrum Mesut. Binaenaleyh Baykal beni taşımak için dışarda bekliyor.Ben sadece seni tesadüfen görüp kucaklamak istiyorum. Mesut’u kucakladı, hayatı fevkalade değişti olabilir. Gel artık yavrum Mesut.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*