Silâh üstüne yemin görüntüleri, ölme-öldürme sözlü yemin haberleri…Bir cinayetten sonra ancak dikkatimizi çekiyor. Halbuki, bu ülkenin basın hayatında amiral gemisiyiz diye her fırsatta övünen kartel gazetesinin yazarları da yazmışlardı silâh üzerine yemin ettiklerini bir 28 Şubat öncesinde..
Onlara kimse sormamıştı? Nerden çıktı bu yemin işi? Devletin kurumlarını zayıf mı buluyor, onlara güvenmiyor musunuz? Kartelin kalemşör tetikçileri yemin eder de, emekli subaylar edemez mi?
Ha, bir de Refah-Yol’u yıkmak için uydurulan ve Sayın Demirel’in hep cebinde taşıdığı yemin metnini de unutmamak lazım. Yemin metni mi istiyorsunuz? Alın size yemin metni… Şimdi çıkın işin içinden, diyor birileri.
*
Haluk Ulusoy Fenerbahçe maçına gitmek istediğini bir basın toplantısı ile duyurmuş. Gelmesen iyi olur demiş Fenerbahçe’nin başkanı. Olay çıkartırsınız, morali bozulur futbolcularımızın.
Aziz başkanın yerinde ve mantıklı itirazına kimsenin bir diyeceği olmamalı. Haluk Ulusoy maç günü tantanasız olarak Fenerbahçe stadına gidebilecekken, neden birkaç gün önce bir basın toplantısı ile duyurmak ihtiyacı hissetti herkese? Birilerine hazır ben oradayken… mi demek istedi?
Haluk Ulusoy bu. Davranışlarında bir ölçü olmadığını Galatasaray’ın kupa törenlerinde Fenerbahçelilere göstermedi mi? Olmaz ama konuk takım bir gol attığında, yerinden fırlayan bir Haluk Ulusoy görüntüsünün mahiyetini kim hesaplayabilir? Meselâ yani..
*
Madem konu futboldan açıldı. Eski Fenerbahçeli Piere van Hooijdonk’un Galatasaray’a attığı o güzel golden sonra dilimin ucuna gelen espriyi sizlere söylememe izin verin.
“Galatasaray’a gol atmayı öyle özlemiş ki…”
*
Dün gece TV-8’deki programın sonuna ancak yetiştim. Demokrat bir Fikri Sağlar ve kurumların “zayıf” kamasından çok rahatsız olan Mahir Kaynak’ın mesajları umut ekerken içime, kala kala bir tek anti-Erbakan’cılığı kalmış H. Celal Güzel’e acıdım biraz.Geçmişte anlamamıştı 28 Şubat’ın neden olduğunu, hâlâ anlayamamış. Bizi satın almak istedi diyenlerin hafifliğindeydi gülmeleri.
İzah edelim: Refah-Yol hükümeti bütçe hazırlarken, ordunun istediğinin üçte ikisi verilir geleneğini bir kenara koyarak, talebin hepsini karşılar. Bu ne demektir? Kapasitesi yetmeyenler anlayamadı burda yapılmak isteneni. Lâkin anlayanlar ta okyanus ötelerinden düğmeye bastılar. Ya Refah-Yol sürekli iktidar olursa ve ordusunun istediğini hep yaparsa..
Bu ihtimal olsaydı, bu ülke hangi konumda olurdu şimdi? T.Özal’ın “Güzel’leri hayal dahi edemese de “işte böyle!”
Bir yanıt bırakın