Cumhurbaşkanı seçiminin tarihi yaklaştıkça “ateş” basıyor Sayın Demirel’in içini, “ateşli” konuşmalar yapıyor; nasıl olsa sorumluluğu yok. Üstelik dün şöyle demiştin, diyen de…
Ülkenin siyasi tarihine bakıldığında, 1950’den sonra gelen parti genel başkanlarının en az ciddi olanının sayın Demirel olduğu görülür. En sorumlu olduğu zamanlarda dahi korkutuculuğu keşfetmiştir: “Dün dündür, bugün bugündür.”
TV kanalları arasındaki “mekik” rolünü sürdüredursun Sayın Demirel, ağzından dökülenlerde keramet aramakta birileri: “SayınDemirel dedi ki: İki devlet olmaz, derin devlet diye birşey yoktur.”
Halbuki birkaç ay önce yine bir TV kanalında hükümetin yüreğine korku salmak istediği günlerde yani, buyurdukları “aşağı-yukarı” şöyle cümlelerdi: “Osmanlı’dan beri var. Devlet kendini korumak durumundadır. Vesaire, vesaire.”
Ben bir cümlesini daha hatırlıyorum. Çankaya’daki T. Özal’ın beşyüz günde vatanı kurtarsın diye kuyudan çıkardığı ve başbakan olarak atadığı günlerde söylediği bir cümlesini hatırlıyorum:
“Devlet durup dururken cinayet işlemez!”
Kendisine yöneltilen bir soru üzerine, gerdanının katmanlarını akordiyonlaştırarak bu cevabı verirken, bu ülke medya mensuplarından hiçbirinin korkmaması, ne dikkatleri çekti, ne de yadırgandı.
Durup dururken cinayet işlemeyen devlet hangi devletti? Durup dururken işlenmemiş cinayetler hangi cinayetlerdi?
Bu soruların cevabını, bu ülkenin insanlarına borçludur SayınDemirel. TV kanallarını dolaştırıp Cumhurbaşkanı tarifi yaptırttığı tayfasından uyanık “Cin”e de verdirebilir bu sorunun cevabını. Kabulümüzdür!
*
Sol’un yumuşak yüzlü politikacısı İsmail Cem’i öteki aleme gönderdik geçen hafta. Taksiratı affedilsin isteriz.
Keşke diyorum, gençliğimizin TRT Genel Müdürü iken de “yumuşak” hatıralarımız olsa idi onunla ilgili. Heyhat! O günlerde CHP propaganda aracı konumuna getirilen TRT için yazılmış itiraz yazılarını, reddiyeleri toplasanız birkaç ciltlik kitap olurdu.
Avrupa’daki bir kasabadan sipariş üstüne alınan bir ödülün aylarca kutlandığını bugün kim hatırlar.
Acı olan, İsmail Cem’in “Sol” arkadaşları hâlâ Avrupa bizi takdir ediyor havasında. Başımız sağolsun!
Bir yanıt bırakın