Ders verenler, ders almalı

Bu ülkenin insanları neden yaşadıklarından bir ders çıkarmıyorlar kendilerine, anlayamıyorum. O yaşadıklarının acısı içlerinde hâlâ canlıyken üstelik. Rastgele ve medya reytingine göre yaşamak mıdır bizimkisi, bilemem.

6-7 Eylül hadiselerini bu ülke yaşamadı mı? Bir provokatör medya tetikçisinin başlattığı olay hâlâ bir yerlerimizi kanatmaz mı bizim? Ve hâlâ devletimizin borç hanesine hesabı yazılmaz mı bir yerlerde?

O provokatör medya tetikçisinin Avrupa’ya gönderilmekle ödüllendirilmesi mi yol gösteriyor yoksa günümüzün andıç terbiyesi görmüş gazetecilerine? İyi ama itibarı nerede onun? Kaç kişi selam verdi, kaç kişi önünden geçerken baktı sergisine?

“37 kişiye konuştum” diyordu, bütün bir ülkeyi üzdüğü söylenen/iddia edilen liberal aydınımız Atilla Yayla. Ki o üç kişisini yakından tanıdı bu ülkenin insanları; tepkilerinden ve eylemlerinden dolayı kalan 34 kişi ise herhalde hâlâ anlamaya çalışıyordur, neler olup bittiğini.

Tepkici AKP il başkanını ve gençlik başkanını boş verelim. Çünkü onlar tıpkı milletvekilleri gibi anlamakta demokrasinin ne olduğunu ve ağlayarak kaçmaktalar düzenledikleri toplantılardan.

Benim sözüm Toktamış Ateş Hoca’nın da provokatör dediği gazeteci bayana. Keşke o bayan gazeteci 6-7 Eylül’cü o gazeteci ile özdeşleşmek istemese idi.

Bakın ne olurdu o zaman? Atilla Yayla’nın ağzından çıktığını iddia ettiği o cümleyi veya cümleleri, ona hatırlatabilir ve bir yanlış söyleme olup olmadığını sorabilirdi. Dahası böyle bir ifade şeklinin bu ülkenin insanlarını üzebileceğini hatırlatabilirdi.

İzmir gibi büyük bir şehrimizde, 37 AKP davetlisine konuşma yapmak heyecanı içindeki yılların ilim adamı Atilla Yayla da kastını aşan cümle kurgulamasının kendisini “hain” yapacağını hemen göreceğinden ve anlayacağından, orada bulunanlardan özür dileyerek daha duru bir Türkçe ile devam edebilirdi konuşmasına. Eğer böyle yönlendirilse idi neler olurdu veya nelerden mahrum kalırdık? Davetçi AKP’li başkanların sağlığı bozulmazdı ve rahatlamanın tadını çıkarırlardı. “Hain” manşetini bir başka bahara saklardı İzmir gazetesi… Ve çekirgeler ve akrepler hesap sorma adı altında bir bölme daha yapamazlardı ülkemde.

Peki, kazancı ne olurdu ülkemin, bir düşünsenize. Zan, stres ve o kötü bakışlar…

Bari bu olaydan ders alalım!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*