Üniversite giriş sınavlarında en yüksek puanı alan ülkemin çocuklarının hâlâ “Teknik okullar”a yönlendiriliyor olmasını içime sindiremiyorum. Onlara mühendislik okumaya zorlanan “Haluk” rolü oynatmanın bu ülkeye neye (üç, dört darbeye ve bitmeyen darbe girişimlerine) mal olduğunu neden görmüyor analar ve babalar?
Bir hukuk devletinde yaşıyor olmamıza rağmen hukuksuzluktan yakınmıyor mu en çok insanlarımız? Özellikle dinî ilimler sahasında âlimleri dolayısı ile geçmişinin aydınlığıyla övünüyorken bu ülkenin insanları, neden şimdi “Beyaz”laştırılmış Zekeriya’nın cahilliğine mahkûm ediliyor?
Zeki çocuklarımıza sosyal bilimleri küçümsettiğimiz günden beri orta zekalı yöneticilerin tatmin aracı yapıldığımızı artık görmemiz gerek değil mi?
Ya da basit TV kanallarının, basit düşünceli programcılarının oyuncaklığına devam… Az sonra, az sonra… Ne olacak az sonra? Birbirimize ve ülkemize sevgimiz azaltılmaya çalışılacak. Bu ülkede yaşadığımız için yorgun düşürüldüğümüzü sanacağız ve dik durmasını, ayağa kalkmasını beceremeyecek organlarımız. Papa ve adamlarının da istediği bu değil mi?
Taş duvarlara kan sıçratılmış görüntüler eşliğinde, İsmailağa cinayetini başka alanlara taşımaya çalışıyor bir TV kanalı. Konuşturulan “Korunmalı Tanık”a bakınız. Cübbe, sarık, tesbih, İran ve silâh kelimeleri hep ağzında. Fon müziği hep şarjör sesi… Camilerin altı cinayet mekanı sanki..
Bir hukukçu arıyorum. Biraz zekice bir hukukçu… Sormalı o tanığa? Neden şimdi aklına geldi tanıklık yapmak?
Kasım Zengin ve çetesi yakalanmadan gelse idin hem arkadaşım dediğin Kasım Zengin’in daha fazla çetecilik yapmasını engellerdin, hem de zaman kazandırmış olurdun emniyete, değil mi?
Neden şimdi?
Bir ezbere mi çalıştın, bir eğitime mi tabi tutuldun? Gasp suçlusu olduğun yazılıyor gazetelerde… Para ve araba gaspından, “insan hakları” gaspına mı terfi ettirildin?
Bir yanıt bırakın