– Alo! The şapgalı Baba, ne yapıyorsun yahu?
– Hesap yapıyorum Yavrum Mesut. Binaenaleyh keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner.
– Neyin hesabını yapıyorsun the Şapgalı Baba? Ağca’nın hesabını medya yapıyor yahu?
– Murat’ın bankasından sonra tavuklarımız da gitti Yavrum Mesut. Binaenaleyh günde beş yumurta fevkalade bir rakam veriyor yıla vurulduğunda…
– Sen çok şanslı adamsın the Şapgalı baba…
– Nerden çıkarıyorsun bunu Yavrum Mesut. Binaenaleyh hesap ortada…
– Hesap ortada ama Ağca dışarıda…
– Bana ne Ağca’dan Yavrum Mesut. Binaenaleyh bana Ağca’nın cinayet işlediğini söyletemezsiniz mi demişim?
– Onu bilmem. Ben o zamanlar küçüktüm yahu.
– Öyleyse ne demek istiyorsun Yavrum Mesut?
– Hemen kızma the Şapgalı Baba. Yani diyorum ki: Gazeteler Ağca’yı yazıyor, haberlerin içinde adınız geçiyor yahu. Ne günlermiş o günler.
– Hatırlatacak başka bir şey bulamadın mı Yavrum Mesut. Binaenaleyh oyunu bozamadık, Zincirbozan’a takıldık.
– Tanklar da mı göremediniz the Şapgalı Baba.
– Sen gördün de ne oldu Yavrum Mesut. Binaenaleyh kıskanma. Fevkalade mahkeme haberlerinde de senin adın geçer. Mavi mavi akan şeylerden anlarsın ya…
– Divan yolunu aklıma düşürme the Şapgalı Baba. Oğlum diyordun ya yahu.
– Dedik de ne oldu? Binaenaleyh mürüvvetini mi gördük? Ağca’dan bana ne? Ben babayım.
– Papa’dan haber sormadım yahu. Neye alınıyorsun the Şapgalı Baba. Ağca haberleri sayesinde yine hatırlanıyorsunuz diyorum yahu.
– Tek hatırlatıcımız Ağca mı kaldı Yavrum Mesut. Binaenaleyh sen unutulmayı nasıl başardın? Adın mübaşirlerin fevkalade dilinde ama…
– Sadece hatırını sormuştum the Şapgalı Baba yahu.
Bir yanıt bırakın