Kuyuya atılan bir taşın kırk kişiyi günlerce meşgul ettiği bir ülkede yaşıyoruz. Ve sorulmaz: O taş kuyuya niçin atılmıştır?
Ömrünü “yap-sat” modeli inşaat müteahhitliği ile sürdürürken hacmini genişleten bir işadamının hayatını iki kelimelik bir cümlenin mahvettiğine şahit olmuşuzdur. İşlerin normal seyrine gittiği ve geçmiş sabahlardan farklı olmayan bir sabah kulaklara çalınan “iflas etti” cümlesi, bütün alacaklılarını yığıvermişti kapısının önüne. Herkese alacağını gününde ödeyeceğini haykırmasına rağmen o idealist işadamı, yağma derecesine varan alacaklı hücumunu engelleyememiş ve kabası tamamlanmamış inşaat iskeletleriyle kalakalmıştı ortada.
Basit bir ağızdı o “iflas etti” sözünü söyleyen. Normal şartlar altındaki hiçbir sohbet toplantısında yer bulamayacak karakterdeki o ağzın sahibi niçin o cümlesi ile dikkate alınmıştı? Hâlâ anlayabilmiş değilim. Sonra yaşadığım çok olayı kafamın içinde aydınlatmaya/çözmeye çalışırken, ölüme sürüklenen o müteahhitin yaşadıkları hep gözlerimin önüne gelmesine rağmen, hâlâ anlayabilmiş değilim. (!)
Geçtiğimiz hafta Aktüel dergisinde yayınlanan bir röportajda söylenen bir cümle, bir haftadır meşgul etmekte bu ülke insanlarını.
O röportajı ben de gördüm. Fakat okumadım başlıktan ötesini. Niçini izah çok zor ve yeri değil şimdi. Gerçi çok önceki yazılarımızda aktardığım bir kanaatimden de haberdardır bu sütunun okuyucuları.
“Başbakan’ın yerinde olsaydım, Genelkurmay Başkanı’nın görev süresini bir yıl uzatırdım.”
Bu ülke insanlarının bir haftadır tartıştığı, kalemşörlerin bir haftadır yazı konusu yaptıkları bu cümle değil mi? Sen kimsin ve niçin başbakanın yerinde olmak istiyorsun sorularını geçelim ve şu soruyu soralım ona: Başbakan’ın en yakınında olan akıl vericilerin başındaki sen değil mi idin? Yoksa uzaklaştınız mı birbirinizden?
Başbakanın partisinde milletvekili sıralamasında ve belediye başkanları tesbitinde ağrılığının olduğu bilinen biri, ne oldu da başbakana gazeteciler aracılığı ile not göndermeye başladı. Beni rahatsız eden, söylenen sözden ziyade işte bu noktadadır. O söylenen söz, en yetkiliden cevabını almıştır zira.
Bir yanıt bırakın