Hafif konular

Kıbrıs, AB, özelleştirme gibi ağır konuları işin uzmanı yazarlardan okumaya devam. Biz bu sıcak yaz günlerinde daha hafif konuları tercih ediyoruz; ülkemizin onca problemine bir de sağlık sorunumuzu eklemeyelim diye…

Hafif konu, ne olabilir meselâ?

Sayın Demirel…

Nasıl olsa her gün bir demeci, röportajı yayınlanır geçmişte iyi ilişkiler içinde bulunduğu bir gazetenin mağazin haberleri arasında.

Elli yıldır ne demişse ve artık diyecek neyi kalmışsa…

Varmış, efendim!

Meselâ iyi bir Cumhuriyetçi ve iyi bir Müslüman olduğunu kendi ağzından öğreniyoruz. Halbuki bu ülkede hiç kimsenin aksine bir şüphesi yoktu.

Çankaya günlerinde, asırlık olmaya ramak kalmış Cumhuriyetimize, sürekli 10.Yıl Marşı çaldırarak nasıl sahip çıktığını hiç unutur mu bu ülkenin insanları?

Bir Kemal Gürüz, bir Kemal Alemdaroğlu atayarak bu ülkede YÖK hakimiyeti sağlamasını iyi Müslüman olmasıyla yeteri kadar ilişkilendirmedik mi, yoksa?

Başka ne demiş Sayın Demirel? Merak edelim mi?

“Önce Avrupa ile 150 yıllık açığı kapatalım.”

Haydaaa!

Bir mühendis bu kadar hesap yanlışlığını nasıl yapar? Üstelik bu 150 yılın 50 yılından bizzat kendisi sorumlu ise..

Ben gelmeden önce 200 yıl açık vardı, ben 50 yılını kapattım demediğine göre Sayın Demirel, bu açığı ne zaman, nasıl kapatacağız?

Şu anda bu ülkede yaşayan 70 milyonun en az 50 milyonunun bütün ömrü Sayın Demirel’in sorumluluk aldığı yıllarda eriyip gitmiştir. O 150 yıllık açığın kapanmasını bir tek Sayın Demirel istedi de, 50 milyon insanımız mı istemedi?

Biri çıkar derse ki: Sayın Demirel yokken Avrupa ile olan açığımız 50 yıldı. Bu durumda 50 yılda 100 yıllık açık yapmış olmuyor mu Sayın Demirel? Peki, bunu nasıl becerdi?

Başka sorumuz yok!

Bu sıcak yaz gününde seçtiğimiz bu konu da ağır geldi zira!

Kestik, efendim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*