Fenerbahçe’nin Konya’daki kötü gidişatına 72. dakikada Anelka’nın el koymasını, sahadaki hakem dörtlüsünün anında onaylaması, bu ülkedeki dolu bardaklar üzerine düşen son damla oldu. Sokakları, tv kanallarını, gazete sayfalarını sildi süpürdü bardak suları. Kırık gönüller kırıkellerin peşine düştü. Aziz’i taşlanan Fenerbahçe üç puanla daha taclandı. Hakemlerin kırbaçlanması ise sanaldı ve acımadı yürekleri.
Geçtiğimiz hafta bunlar oldu bu ülkede.
Herkes her şeyi gördü; ama görülmeyen bir noktacık vardı.
Herkes her şeyi konuştu, tartıştı; ama ortaya serilmeyen bir problemcik vardı.
Problemcik dediysem, hakemlerimizin içindeki devasa derd: Bu ülkenin şehirlerine farklı görme, farklı muameleye tabi tutma rahatsızlığı…
Özgüç öz hakiki türkalp klinik bir vak’a oldu Konya’da. Basireti bağlandı, gözlerine perde indi, gibi mazeretler hiç önemli değil ve geçersizdir.
Çünkü: Yıllardır bu ülkenin hakemlerinin bilinçaltına işlenen bir korku, Konya’da özgüç özhakikitürkalp’in içinde bir kin, bir irin oluverdi ve Anelka’nın bir el hareketiyle de patlayıverdi.
Herkes her şeyi görürken, Anelka’nın eli gözleri açraken, olayın niçin’i görülseydi keşke.
Bu ülkenin hakemleri bu ülkenin bazı şehirlerine değişik ve rahatsızlık duyucu bir tarzda bakmaktadırlar.Bu yanlış bakış açısı, tv yorumcusu olmuş bir ayakları çukurdaki hakem eskilerinde daha bir belirginleşmektedir. İşte sorun buradadır. Anelka’nın eli, bu sorunu göstermektedir.
Daha açık yazmayacağım. Lütfen anlayınız!
Hamiş: Ramazanımız mübarek olsun, efendim.
Bir yanıt bırakın