Ne kadar beyefendi

Çete, çete, çete… Arada bir ferahlatıcı haberler de gelmeli. Tamam, anladık; hergün yeni bir çete haberi okuyacağız, mecburuz ama, bir çeteye dahil olmayanlar da düşünülmeli, değil mi?

Atabeyler çetesi; oh, ne güzel!

Adını duyar duymaz insanın içini bir romantiklik sarıyor. Yumuşak bir yatak üstüne düşecekmiş gibi hissediyorsun kendini.

Ne kadar da beyefendi insanlar? İnsan çeteci olabilir ama beyliğini kaybetmemeli değil mi?

Bilmem, durumdan istifade etmeye kalkanlar olabilir mi? Meselâ Isparta’mızın Atabey ilçesiBelediye başkanı çıkıp şöyle der mi: Atabey çetesinin ilçemizle hiç ilgisi yoktur! Atabeyliler çetesiz olarak bir arada yaşamayı gayet iyi bilirler. Bir kurtarıcı suikast çetesine romantiklik havası vermek için ilçemizin adı verilemez!

Belediye başkanı bu durumda haklı olur, lâkin çetenin de bir havaya ihtiyacı var. Belki de onlar Hüsamettin Atabeyli adını duyarak büyüdüler. Unutulmasın istediler. Medya malzemesi olduklarında doğum yılı, ölüm yılı tesbit edilsin, anma günleri düzenlensin, istediler. Ülkenin bütün politikacıları bir bir unutulmakta.

Hazırladıkları amblemi görünce insan, çetecilik zor zanaat, diyesi geliyor. Yani çetenin bir de sanatsal yönü var. Kartel medyasının gazete başlığının kenarındaki ayyıldızlı Türkiye haritasını çağrıştırsa da amblemleri, 16 Türk Devleti’nin bayraklarından da vazgeçmiş değiller.Ah, ne güzel! Belki de o devletleri kimin yıktığını; ne oldu da yıkıldı’yı araştırıyorlardır.Yıkıcılara karşı beyefendi, beyefendi durun yapmayın diyeceklerdir. El bombası, kurşun, silâh demirbaş malzeme sayılır. Hesabı mı olur, bunların?

Yani!..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*