Benim adayım

Meclis Başkanı Sayın Arınç’ı dinliyoruz bir TV kanalında; soruların içindeki tuzakların etrafında dolaşarak cevap veriyor: Cumhurbaşkanı’nın Meclis dışından olma ihtimali milyonda birdir.

Doğrusu ben bu kadar kesin ve net bir tahmin beklemiyordum AKP’lilerden. Çünkü Meclis içinden olacaksa kim olacak? sorusunun dayanılmaz hücumunu, müracaat günleri geldiğinde belli olur, gibi renksiz ve kokusuz cümlelerle savuşturmak, YÖK’cü yürüyüşçülere cesaret ve moral vermekten başka bir işe yaramaz.

Onbirinci Cumhurbaşkanımız seçilirken seçicilerin üzerinde durması, kafa yorması ve doğru cevabı bulmasını gerektiren soru şudur: Önceki üçlü sivil mi idi? Turgut Özal sivil mi idi?

Süleyman Demirel sivil mi idi?

A. Necdet Sezer sivil mi idi?

Elbette kastımız, emekli olmadan önce giydikleri elbise değildir. Düşünürlerken ve icra ederlerken, sivil oldukları hususunda tereddüt geçirmediler mi içlerinden?

Ben rahmetli Fahri Korutürk’ü bu üçünden de sivil sayarım. Hele hele ona Çankaya noteri diyen Demirel’in sivillikten anladığının muhtıra metni kaleme almak olduğunu biraz pahalıya malolan bir şekilde öğrendiğimizde… Ha, bir de şunu öğrenmedik mi Demirel’den kurtulduğumuza sevinirken: İnsan haklarına inanmayan hukukçular da olabilirmiş.

Yaşadığımız üç sivil elbiseli Cumhurbaşkanlığı günlerinden sonra ben en az Korutürk kadar sivilliğe soyunmuş ve sivillik isteyen bir Cumhurbaşkanı arzuluyorum.

Bu kim mi?

Meclis Başkanı, dışardan olmaz dese de benim adayım Sayın Hilmi Özkök’tür. Sayın Sezer’den, hele hele Demirel’den çok daha sivil bir devlet adamıdır Sayın Özkök.

Meclis içinden çıkacak olanın adı, sanı, kalıbı, düşüncesi, muhalefeti şimdiye kadar dışarı taşmamışsa, ne olacak da sivil Cumhurbaşkanı olacak?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*