Çözdükçe dolaşan olaylar

2. Malatya hadisesini yaşıyoruz. Soruların cevabını bulması/vermesi gerekenler, şiddetle inanıyoruz ki, canla başla çalışıyorlardır. Fakat şunu da biliyoruz artık: Bu ülkede olayları programlayanlar ve yaptıranlar ne kadarını bilmemezi istiyorlarsa, ancak o kadarını ışığa doğru gösteriyorlar. Gücümüze gitse de bu böyle.

1. Malatya hadisesinin kahramanı Hüseyin Üzmez ağabeyin sürekli anlattığı/yazdığı anılarındaki bir cümle çok dikkatimi çekmişti.

Olaydan aylar veya haftalar öncesi bir bahçenin içinde eş-dost-yaran muhabbetinde, konuk olarak bulunan bir gazeteci şöyle bir cümle sarfeder: Siz bir ayağa kalksanız, dışarıdakiler hemen kurtulma eylemine başlayacaklar. Dışardakilerin gözü hep üstünüzde.

Dışardakiler, yani bu ülkenin insanlarına kendilerini yakın bulanlar veya hissedenler. Onların yatması, bizim ayağa kalkmamamızdanmış.

Sonrasını biliyorsunuz: Akan bir fincan kanın bedeli ülke çapında baskı, suçlama ve zulme dönmedi mi?

2. Malatya hadisesinin programcıları da kullandıklarını oturmakla suçlayıp, ayağa kaldırmak istemişler gibi bir hisse götürmüyor mu sizi de?

Birbirinden bağımsız olmayan olayların girdabında dönüp duruyoruz dersem, kabul eder misiniz, bilmem?

Bir TV kanalında, bu ülkenin istihbarat teşkilatının 2 numaralı koltuğuna oturmuş ve gençliğini ihtilâlcileri açığa çıkartmak riskine atmış birini suçlayan bir gazetecinin bugün geldiği noktayı iyi sorgulamak/bilmek durumunda değil miyiz?

Mahir Kaynak Bey’in cevap vermekte zorlandığı o gece bir kırılma noktası mı idi? Öyle sanıyorum. Çünkü o noktadan sonra hızla kaydı benim ülkem tankların yürütüldüğü, brifinglerin verildiği 28 Şubat’a doğru.

Vermek, ama bir hesabı olmalı değil mi? Bugün SayınBaykal hep hesap soracağına, biraz da vermeli. Hangi televizyon kanalına ne zaman ne kadar vermişlerdi?

Ve niçin vermişlerdi? Madanoğlu cuntasının bu ülkeyi çok sevdiğini iddia etmesi bir gazetecinin, TV sahibi olmasına yetmese gerek.

Şunu diyor birileri: Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz üreterek insanların morallerini bozmak, onları yanlış yönlendirmek, iktidarlarını zora düşürmek kolay. Alın size Hrant cinayeti, alın size bir Malatya hadisesi; çözün, çözebiliyorsanız?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*