Belediyelerin perişan halleri

Geçen yılın Ramazanında bir kere gittiğim “Sultanahmet Panayırı”na bu yıl da gittim. Değişen bir şey yok!

Dünya çapında bir yarışma açsalardı ve anlayışsız, kültürsüz, kapasitesi hiç olmayan kişiler bir bölgeyi, Sultanahmet gibi bir bölgeyi en çirkin, en gürültülü, en kirli bir hale sokacaklar/şekle getirecekler diye. Birinciliği İstanbul belediyerinin AKP’lileri kimselere kaptırmazlardı.

Bu ülkede zaten TV kanalları eğlence müptelası olmuş; çalgısız yayın saatleri hiç yok. Lakin AKP’li kültürsüz uyanıklara göre Firuzağa Camii’nin hemen dibinde birkaç metrekarelik bir tiyatro kalıntısı ulaşmışsa günümüze, oraya hemen çalgıcılar oturmalı ve bir ukela/dangalak sunucuya mikrofon verilmeli, ki sesini sonuna kadar açarak milleti Ramazan gününde sanata doyursun.

Sucukdöner AKP’li belediyeler sayesinde millî yemek olmuş. Testere ile kesilen renkli renkli tatlılardan almazsan, ya da baraka çay bahçelerine oturup çay içmezsen neredeyse dövecekler. Bu ne hizmet aşkı böyle! Ağabey ne yapalım, kiramız çok! Sultanahmet’te ticarethaneler yoktu, AKP’li belediyeler baraka işyerleri üreterek çare buldu (!)

Bir kültür merkezi Sultanahmet’i panayır yerine çevirmek antikültür işiydi, AKP’liler bunu başarmışlar. Tebrik etmeliyiz.

Sultanahmet kaybolurken, diğer ilçelerinde İstanbul’un durumlar farklı mı? Hayır! Market cenneti şehrimizin her semtinde yük boşaltan kamyonlardan, üzerine satılık etiketlerinin sıralandığı, otomobillerin işgalindeki galerici önü kaldırımlardan, iki yanı otopark yapılmış sokaklardan sıkılmıyorsanız, bunalmıyorsanız gerçi hiç mesele yok.

Bizim sözümüz bu şehirde, bu büyük şehirde, bu bizim İstanbulumuzda, şehirli gibi yaşamak istiyenleredir. AKP’li belediyelerin müsaade ettiği kadar yaşama alanı bize dar gelir. Köylü panayırlarına mecbur edilmek de…

Genişletile genişletile neredeyse kırk şeride ulaştırılan yolları biz de görüyoruz. O yollarda tıkanıp kalanları da… İstanbul’un yolları otopark. İstanbul’un sokakları otopark. Artık AKP’li belediyeleri kenara park ettirmeli bu şehrin insanları.

Bu şehre sahip çıkmaya çalışan ve yine efsane belediyecilik günlerini özleyen insanlarla birlikte olmak, İstanbullu olmaktır. Öğrendik bunu, biraz acı duyarak öğrendik!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*