Valizlerin Hazırlanma Süresinde

“SİZİN DÜŞÜNCENİZ de KEMAL OLSUN”

“Memura kira yardımı geliyor!

Sayın Erdoğan’ı “Başkan” sıfatıyla yazan ve böyle yazmakla Amerikanvari bir hava verdiğini (ama hamburgersiz) sanan “Sabah” sitesinin ilk haberi bu cümle ile duyurulmuştu. (18.05.2023)

Bir müjde gibi…

“Başkan Erdoğan talimat verdi!”

Memur olmayanların, memurlara doğru bakıp, imrenmeyle karışık “Hadi gene iyisiniz” yumuşaklığı ayarını, işte böyle verir yandaş bir gazete.

22 yıllık hayalleri gerçek olmuş gibi: “Memurlara kira yardımı geliyor!”

Memurlar… “Bekleyen derviş.” Madem ki yüzyıl bizim. Onları da görmek lazım.

“Benim memurum işini bilir” aşağılamalı bir sağ iktidardan, memuru kira ödeyemez, ödemekte güçlük çeker günlerinin iktidarına ermek…

Memura yardım. Fakat alanı belli; kira. Ev sahiplerinin şikayetlerini önlemek olmasın maksatları. Biraz düşününce yani.

Verilen talimat doğrultusunda “İl ve ilçe bazında rakamlar belirlenecek”miş.

Ey ev sahipleri, ne istediğinizi bize söyleyiniz, ilanını yapsaydı bir iktidar gücü, yani medya sitesi, reklam spotları ancak bu kadar hitap edici olurdu.

Dolaylı vergi olur da, dolaylı sevindirme olmaz mı? Oluyor işte.

Aradığım malzemeyi daha ilk raflarında ambalajlı ve hazır bulduğum ve bir market saydığım Sabah sitesinin, bir başka site gazetecisinin “Bir aydır yazmıyor (Son yazısının tarihi 1 Nisan) ve hiç kimse de merak etmiyor… Gazetesi de resmi bir açıklama yapmadı” cümleleriyle duyurduğu ünlü yazarı Engin Ardıç’a hem tekrar geçmiş olsun demek, hem de dolayısıyla yandaş medya hallerinden biri-nin kaydını tescillendirmek istiyorum. (Duyuran gazeteci HaberTürk’ten Oray Eğin. 02.05.2023 – Yapma be Engin)

“Bu sefer gidiyorum galiba, dedim” diyerek 9 Mart’ta rahatsızlığını ilan eden Engin Ardıç’ın, son yazılarının yaklaşık iki ayına baktım.

“Omurgalarını başkalarına teslim etmiş” tespitinin yanında “ Kemal Kılıçdaroğlu’na düzenli hakaret etmesi”nin ustalık sayıldığı, “Çok çabuk unutulacak” ve “Okunması bırakılmış” Sabah yazarı, muhalefete muhalif hücumlarda bulunurken, yapmadığı bir şey vardı: Sayın Erdoğan’ı övmek.

Sessizliğin sebebi bu olabilir mi?

Ben isterdim ki, mizahı yok eden, yasaklayan AKP iktidarında, ironi yapabilecek ve nükteler üretebilecek bir yazarları olsun.

Niye mi? Çünkü, nutuklarındaki hitaplarını da kendi üretmek zorunda kalan Sayın Erdoğan’ın “Bay Bay Kemal” demem espri sayılsın emirli konuşmaları, Engin Ardıç’ın Kemal Kılıçdaroğlu konulu yazıları gibiydi.

Şimdi biz burada, Sayın Erdoğan’ın “Bay Bay Kemal” dediğini hatırlattık ya, herkesin aklına, Sayın Bahçeli’nin, soyadı dolayısıyla övgüye durduğu Sayın Sü-leyman Soylu gelmiştir.

Zira o da konuşmuş Sayın Erdoğan gibi.

“PAT PAT KEMAL”

Videosuna ulaşım engeli yasağı konmayacağını sandığımız Sayın Soylu’nun yanında durmuş, hitaptan haberli ve gülmeye ayarlı konu mankeni partililerin, bu ucuzluğa neden alet edildiklerini düşünmemeleri değil vurgulamak istediği-miz nokta. Herhalde ileride torunlarına verecekleri bir savunmaları vardır.

Özgeçmişinde, bu ülkenin 2016’dan beri İçişleri Bakanı sıfatı taşıyan politikacı yazan Süleyman Soylu’nun “Pat Pat kemal” gülüşlü hitabını duyan bir pîri faninin, “Bu nasipsizlik niye? İçişleri Bakanlığı siyasi nezaket adresine çok mu uzak?” sorusuna bir cevabı var mı acaba?

KEKLİKLER KINALI AYAKKABILAR BOYALI

Sosyal medya paylaşımcıları birbirine soruyor: “Hiç bir vaadi, plan ve programı olmamasına rağmen ülkemizin geleceğine dair; Sayın Bahçeli’nin partisi, neden baraj altıda kalmadı da, onun dahi şaşırdığı bir netice alındı?”

İnsanımızın burada hesaba katmadığı iki özelliği var Sayın Bahçeli’nin. Birin-cisi,  iktidarın en zayıf olduğu bir anda, bir demeçle ona yön vermek ve ülkemizi felaha çıkarmak.

AKP hükümeti, ekonomik krizlerden birine daha girdiği günlerde, sarayın ekonomistlerinden biri yaptığı toplantıda ne demişti? Porsiyonlarımızı küçültme devrine geldik.

Saraydan ülke çapına yayılan bu porsiyon küçültme emri gerekli iyileşmeyi sağlayamadığında, ne olmuştu?

Devreye Sayın Bahçeli girmişti, acil ekonomistlerden olduğundan. Ve ne de-mişti Sayın bahçeli, karşısına partililerini alıp?

“Askıda ekmek projesini başlatıyorum.”

Ve partisinin İstanbul İl Başkanlığı da hemen destek vermişti, twitter hesapları üzerinden: “Sayın Bahçeli’nin ‘Askıda ekmek’ kampanyasına iştirak ediyo-ruz.”

Sayın Bahçeli’nin bu atılımının, bu müdahalesinin dayanağı ne idi? Onu da hem kendisi, hem de teşkilatının insanları vurgulamışlardı: “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir, hadis-i şerifi.”

AKP iktidarını, komşuların bir kısmını aç yatanlar sınıfına sokan ve bu sınıfı sürekli artıran özürüyle anlatmadan, yani onlara toz kondurmadan, dünyaya örnek “Askıda ekmek” mucitliğidir, bugün MHP’nin baraj üstü kalma sebebi.

“Askıda ekmek” 22 yıllık AKP iktidarının, yaklaşık 18’inci yılında olmuştu ve bugün “Din” üzerinden AKP’ye kaybettirmemeye çalışan ve şairin “Ey yeşil sa-rıklı ulu hocalar” dediklerine öykünmeyi marifet sayanların hiç biri, “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadis-i şerifinin ülke çapında uygulanmaya konması, iktidarın başarısızlığının tescillenmesidir, diyememişti. Bu da bir gün sorgulanacaktır.

Neyse, geçelim. Konumuz, AKP’ye oy vermek için gerekçe, bahane ve delil uydurma derdine düşen insanlarımız değil, Sayın Bahçeli idi.

Ve gelelim Sayın Bahçeli’nin ikinci özelliğine: Kuşlardan iyi anlayan AKP ittifakçısı yegane politikacı olmasına. 25 Şubat 2023 tarihli ve Deprem Yıkıcılığına Karşı Defterimizden Yapıcı Notlar, başlıklı yazımızda birkaç cümle ile anlatmışız:

“Sayın Erdoğan’ın, ‘Sezen Aksu Türk müziğinin önemli bir ismidir, eyvallah’ (Geri adımını) demesini beklemeden söyledikleri de not defterlerindedir Sayın Bahçeli’nin.

‘Bu sanatçıya diyoruz ki, serçeysen serçeliğini bil, sakın kuzgunluğa heves etme.’

Kuş hallerinden de anladığını, kuş türleri üzerine bilgisinin olduğunu geçmişte böyle örneklendiren Sayın Bahçeli, deprem felaketini yaşadığımız günlerde de aynı kürsüden yine bir kuş türünü anarak yapıyordu azarını.

‘Devletin yetişmediği ne vardı da, Ahbapçılar ve babalacılar Akbaba gibi kanat çırpmaktadır.”

AKP iktidarını verdiğimiz bu örneklerdeki kuşlarla desteklemesine Sayın Bahçeli’nin, seçim propaganda gezilerinde “Keklik” türküleri okuması da eklen-melidir.

“İki keklik bir kayada ötüyor” diyerek başladığı konuşmalar, sayın Bahçeli’nin bugün hayretle karşılanan baraj geçme başarısını sağlamıştır. Çünkü iki keklik-ten birinin Sayın Bahçeli olduğunu hemen anlayan seçmenleri, ikinci kekliği de bilmişlerdir.

Gerçi Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan’ın hemen bilinmesi için türkü içindeki ipucuna da çok iyi vurgu yapmıştır; AKP milletvekilleriyle karıştırılma riskini göze alarak: “Kundurası boyalı.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*