Erbakan Hoca’nın “Altmış küsur parti birbirinin benzeridir. Bir tek Saadet Partisi farklıdır!” Tesbitinden etkilenerek, ortama/gidişata has bir parti kurmaya çalışan sayın Kurtulmuş’un “olmama” sebebi olarak gördüğüm bir cümlesini paylaşarak başlamak istiyorum sohbetimize.
“Tayyip Erdoğan’ın bana ettiği teklifi duysalardı…”
Yerinde ağır olması gereken taş,yuvarlanıyormuş da… Tekliflere açık olma hali… Beni o bile ya da başkaları takdir ediyor da kompleksi…
Şimdiki hali ile ilgilenmek durumunda değiliz. Kimden hangi teklifleri beklediği insanların, merak konumuz değil. Lakin bizimle birlikte iken şunu demesini isterdik sayın Kurtulmuş’tan, teklif sahibi Erdoğan’a doğru :
“Bana ya da bizden birine bir teklif yapmak durumunda değilsin. Bir teklif yapılacaksa, ancak biz yaparız. Buyrun size şöyle bir teklif yapalım: Gömlek çıkarıp gitmekle hata ettiğinizi kabul edin ve özür dileyerek bu ülke insanlarından, geri dönün. Hiç bir makam ve mevki ummadan/beklemeden oturun içimizdeki bir köşede. Eğer bizim bu teklifimizi kabul etmezseniz, sizi tekliflere boğarak bu günlere erdirenler, füze kalkanlarını koruma ve kollama teklifleri ile geldiklerinde bir gün, kabul etmek zorunda kalırsınız. Çünkü gömleği olmayanın, direnci de olmaz!”
Füze kalkanı zaferinin(!) resimlerini gördüm gazetelerde. Obama sayın Gül’ün omuzuna atmıştı elini. Özellikle mi verdi o görüntüyü Obama? Özellikle mi servis edildi o fotoğraf? Anlamak zorundayız. Bizi kimlerin taktir ettiğine bakar mısınız hesabı…
Yalnız burada unutulmaması gereken bir husus var: Bush’un evinde kalıp, onun montunu giyen T.Özal nerelerde? Az mı atmıştı bu ülkeye, Bush’un montunu giydim ben havasını? Sonra bir koyup üç alma sevdasıyla Ortadoğu’nun haritasının bozulmasına yol göstericilik yapmadı mı? Hâlâ nasıl öldüğü bilinmiyor değil mi? Ailesince dahi…
Teklifler beklemek ve teklifleri kabul etmek durumunda olanlardan hiçbir olumluluk olmayacağını bu ülkeye, bu ülke insanları gayri bilmeliler.
O teklif bekleyicilerin ve teklif kabul edicilerin bir gün kameraların karşısında, “Bıktım bu tekliflerden, usandım artık!”diyeceğini sanmak safdilliktir. Çünkü onlara nelerden bıkacakları da bir teklif karşılığında mutlaka öğretilmiştir.
Bunları düşünmeliyiz, bilmeliyiz!
Bir yanıt bırakın