Erbakan Hoca’nın yaşını ve rahatsızlığını konu eden bu ülkenin “Erbakan’a ve partisine ve düşüncesine ve inanan insanlarına” saygı eksikliği göstermeyi marifet sayan, politika sayan, farklılık sayan insanlarından H. Celal Güzel diyor ki: “Hoca’nın kongre asansöründe yükselen başının görüntüsü, siyasetle meşgul olan herkesin ibretle seyretmesi gereken bir manzaradır.”
T.Özal’ın politikasına, partisine, ekibine, icraat yıllarına muhalif olanları anlamakta zorluk çeken insanlarımıza sunulacak klinik örneklerden biri olan H.Celal Güzel’e sormak gerek: Hoca’nın yükselen başının görüntüsü sana ne hatırlattı?
İçinde kendini bulduğun, parladığın yolsuzluklar partisi ANAP’ı mı hatırladın?
T.Özal’ın aile şirketi bir başka “yavru”yu tercih edince küsüp giderek kurduğun ve fakat hiç umursanmadığın için yok olan partini mi hatırladın?
T.Özal ve adamı olarak kuyudan çıkardığınız Demirel’i ve onun 28 Şubat günlerini mi hatırladın?
Kendi evinin içinde yalnızlıktan ölmesine rağmen zehirlendiği söylentisi yayılarak acındırılmak istenen T.Özal’ı mı hatırladın?
Kendisi ibretlik bir vak’a olan H. Celal Güzel’e biz hatırlatalım: Kongre asansöründe yükselen baş, bu ülke insanlarının yükselen başıdır. Hiç eğilmemişlerdir. “Eğilim” olmamışlardır. (Yoksa o kininin ilk kaynağı burası mı?)
Yolsuzluğa, hortumculuğa (H.Celal Güzel’in de bakan olduğu ANAP yıllarından kalan ve onları anlatan bu kelime neden hâlâ canlıdır?) haksızlığa, zulme karşı çıkanların ve bu ülkede hakkı tutanların başı, vücutları rahatsız olsa da daima dik olmuştur ve hep öyle olacaktır. Eğilip bükülme, değişime uğrama,değiştirilmeye zorlanma, gömlek çıkarma gibi eksiklikler, yanlışlıklar, hatalar H.C.Güzel’in hayatının normalliği olabilir, akin ibretle seyrettiği insanlara çok uzaktır.
H.Celal Güzel’in psikopatolojisi konusunda çalışma yapmak isteyenlere yardımcı olalım,bu noktada.
MC hükümetleri zamanında TRT müdürü olacaktım, Erbakan Hoca engelledi, diye anlatmıştı bir zamanlar. Demirel böyle demiş kulağına o günlerde. Biz de sormuştuk: Neden inandınız Demirel’e? Gerçeğin ne olduğunu Hoca’ya gidip sormak çok mu zordu?
T.Özal’ın partisinde olmaktan, hükümetinde olmaktan tatmin olmamış H.C.Güzel’in içinde kalan TRT müdürü olamamışlığı bugün böyle yazılar yazdırıyorsa ona, söylenecek tek söz şudur: Hoca, H.Celal Güzel’in TRT müdürü olmasını istememesinde çok isabetli imiş. Onu iyi tanıyormuş.
Yine kendisi anlatmıştı: Onu iyi tanıyan insanlardan T.Özal’ın propagandacısı Zenger, bir Güneydoğu şehrimizde bakın nasıl ünlemiş onu : “Otobüsümüz MAN dizel / Adayımız H. Celal Güzel!”
MAN şirketi davacı oldu mu bilmiyoruz ama, bu ülkede MAN dizel tercih edilendir.
Bir yanıt bırakın