Güney Afrika’da oynanan Dünya Kupası’nı seyreden bu ülkenin insanları, orada niçin olmadıklarını kendilerince sorgularken şöyle bir soru gelse akıllarına: Messi bu ülkenin çocuğu olsaydı ve Diyarbakırspor’da sahaya çıksaydı, top oynamasına müsaade edilir ve “yerli” sayılan hocalar tarafından Milli Takım’a çağırılır mı idi ?
Hayır, hayır, hayır!
Diyarbakırspor adının özellikle seçilmediğini, onun yerine Konyaspor ya da Manisaspor ve hatta İzmirspor yazılsa farkeden birşeyin olmayacağını bilir, bu ülkede tetikçiliğe prim vermeyen, iyi gözle bakmayan ve maişetini oradan karşılamayan herkes.
Birinci kanıt: Bu güne kadar bu ülkeden hiç Messi çıkmadı.
Kendi kuşağının üstün zekalı ve ışıltılı gençleri anarşiye yem olduğundandır, kapasitesinin ancak Kadıköy ilçe bakanlığına ayarlı olduğunu bilen Mesut Yılmaz’ın bu ülkede başbakan olması. Ben yapamam demedi ama götürürken “Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık” dedi ve en çok da onu görünce pijamasının içinden eli çıkmayan kartel patronu alkışladı.
Sanki, Messi’nin ülkesi veya bugün Güney Afrika’da olan ülkeler sokakta bulunmuştu?
Sadece ve sadece kötü örnek 27 Mayıs’ın rövanşını alt subaylardan almak için yapılmış ve 12 Mart beceriksizliğine karşı bütün tedbirler alınarak gerçekleştirilmiş 12 Eylül’ü haklı kılmak için kanı akıtılmış gençliğin hesabı sorulmadığından olmasın; hâlâ bu ülkenin dağlarında, ovalarında, karakollarında, askeri birliklerinde çocuklarının ölmesi, öldürülmesi, şehit edilmesi…
Bir düşünün, bu ülkeyi 12 Eylül’e getiren günleri yaşamasa idik, yani bu ülkenin hiçbir genci ölmeseydi anarşiden, T. Özal’ın kurduğu bir parti iktidar olabilir, oradaki vatan buluculuk hastalığından muzdarip yarasa zekaların başbakanlığına katlanabilir mi idik ?
Beşbin genç, onbin genç, yirmibin genç, otuzbin genç… otuzbin ocakta ateş, otuzbin anada gözyaşı ve moralsiz şehirler.
Kolay kandırılan insanların ülkesi olmamızın birinci sebebinin altında kaybımızın yekününü bilmek ve onlarla ilgili hiçbirşeyle ilgilenmemek yatıyor olmasın?
Dağa çıkan ve ülkenin diğer çocuklarına ve askerine kurşun sıkan o kürt gençleri, bugün şehirlerde bir şehirli gibi yaşıyor olsaydılar, kazanan bu ülke olmayacak mı idi?
Bu ülkenin kazancını kim istemiyorsa, o bu ülkede terör istiyordur.
Bu ülkenin çocuklarının arasından kim bir Messi’nin çıkmasını istemiyorsa, o bu ülkede terör istiyordur.
Marifet iltifata tabidir, derler.
Bir yanıt bırakın