Eczacı

Bizzat okuduğum ve duyduğum iki anıyı aktararak söze başlamak istiyorum: “Dışarı çıkıyorum. Annem dedi ki: Gelirken bizim eczaneye uğra. Bana uygun bir ağrı kesici versinler. Hayret! Şaşırdım ve kalakaldım. Ne var bunda? Annenin, kızından normal bir isteğidir bu demeyin sakın. Çünkü ben uzman doktorum” bir itiraf sitesinde çiçek gibi açan bu güzelliğe, hayatı tiyatrolaştırmış emekli bir hocanın anlattığı bir inciyi de ekleyelim:

“Bir akşam evde otururken, kapı çaldı. Gelen, sokaktan bir komşumuzdu. Kapıda annemle konuşurlarken annemin, doktor bey evde yok dediğini duydum. Kadıncağız gittikten sonra sordum anneme. Neden yok dedin? Belki yardımcı olabilirdim. Hayır dedi annem. Yanlış ilaç filan yazarsın. Gitsin eczaneden alıversin. Annemin komşu kadını gönderdiği o günlerde ben, tıp fakültesinin cerrahi kürsüsünde baş asistandım.”

Bu ülke insanlarının sevgi ve güvenini yansıtan iki örnek diye yaklaşırsak olaya, geştiğimiz günlerde eczacıların gerçekleştirdiği eylemin gerekçelerini daha iyi anlayabiliriz.

Sağlıkla ve çalışma ile ilgili bakanlıkların bilgili ve yetkili kişileri eczacılara karşı bir cephe oluşturmaya çalışıyorlar demeçleri ile.

“Onları ciro zengini yaptık.”

Nasıl yaptınız? Bilmeden mi yaptınız? Şimdi cezalandırılma vakti mi geldi?

Pekala onlar da bilirler, bu hükümet icraatının eczacıya nasıl yansıyacağını ve eczacının canının yanacağını. Lakin gelenekselleşeceğinden korktuğumuz saygı eksikliği ile sorunun tartışılmasını önleme kolaylığını tercih ettiler.

“Sözleşmelerini iptal ederiz ha!”

Bu ülke bir hukuk devletidir. Bir hukuk devletinde ise hiç kimsenin hayatı ve geleceği bir başkasının iki dudağı arasında değildir.

Cezalandırmayı ön plana çıkararak eczacıların susturulmaya çalışılması ilk değildir. Hatırlanırsa “erkek” sıfatlı bir sağlık bakanının gününde de rahatsızlıklar yaşanmıştı ve eczacılar eylem yapmıştı. Gelenekselleşeceğinden korktuğumuz saygı eksikliği kastımız iyi anlaşılmalıdır.

İlaç fiyatlarını ve eczacının kâr oranını belirleyen devlettir. 2006 yılında 40 lira fiyatlı bir ilacın bugün eczacının rafında 10 lira fiyatla durmasından bir eczacımız niçin rahatsız olsun? Borcu dörtte bir oranına gelecek demektir bu. Neden bugün 10 lira etiketli ilaç o gün 40 lira idi? Sorgulanması gereken burası değil mi?

Bu ülkenin eczacılarının ayakta kalma mücadelesinin hedefi bu ülkenin insanlarına daha iyi hizmet içindir. Bunu da yönettiği insanından önce ve daha iyi anlayacak olan yönetici kadrolardır. Son birkaç yıldır uyguladığı iskonto oranlarındaki oynamalara dikkatle bakıldığında bu durum daha iyi anlaşılır.

Bu ülkenin eczacılarından başka hangi mesleğin her şeyleri kayıt altındadır? Ki eczacılar, çok şikayet edilen sağlık harcamalarının artmasını önleyen, kontrolünü sağlayan ilk basamakta duruyorlar ve bu ülke insanlarını sağlıkları konusunda bilinçlendiriyorlar. Bu hizmetin görmezden gelinemeyeceğinin misalleri değil midir yazımızın başında aktardığımız anılar?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*