O “medya” hiç “erkek” oldu mu?

Türk Halk Musikimizin radyo sanatçılarından Saniye Can’ın adını, bu ülkenin ihtilaller görmüş orta yaş üstü insanları hatırlamakta zorluk çekmezler umarım. Sesi, musiki dilinde nasıl tanımlanır bilmem ama diğer kadın türkücüler gibi ince değildi. Biraz erkeksi bir havası da vardı.

İşte bu yüzden olsa gerek, bizim çocukluğumuzdaki bir pazartesi günü Anadolu’nun küçük bir şehrinde ana cadde üstündeki gazete bayiinin önünden geçenler, özellikle fark edilsin diye asılmış “Hafta sonu” gazetesinin birinci sayfa manşetini gördüler:

“Saniye Can erkek oluyor!”

Okuyanı şaşırtan ve nereden çıktı dedirten bir gazete başlığı idi bu. O günlerin medyasına Hafta Sonu’nun da sahibi olan Simavi’ler hakimdi ama insanımız kadınken erkek olmak veya erkekken kadın olmak konularında Aydın Doğan medyasının aydınlattığı/öğrettiği/misallendirdiği kadar bilgi sahibi değillerdi. Yani bugünkü Kartel medyasının ihtisas alanı o günlerde bu ülkenin insanlarının hiç birinin gündeminde değildi. Dolayısıyla o gazete manşetinin sanatçı Saniye Can’ın canını yaktığını bugün dahi anlamakta güçlük çekmez bu ülkenin insanları.

Radyo görüntüsüz bir haberleşme aracı olduğundan ve o yıllarda bu ülkede televizyonun adı da bilinmediğinden, türkülerini dinlediğimiz Saniye Can’ın nasıl endamda bir kadın olduğunu bilemezdik. Arada bir şehirleri dolaşan kumpanya sanatçılarından da olmadığına göre kim görsün?

“Saniye Can erkek oluyor” haberinin içeriğinde insanları tatmin edici ne vardı? Hatırlamıyorum. Sadece çok net olmayan, belli belirsiz boydan bir resmin görüntüsü var gibi hafızamda.

Yaşadığım o küçük Anadolu şehrinde,bir hafta boyunca insanlar birbirine o gazete manşetini aktaradursun ve meraklar nasıl olunacak da erkek olunacak konusuna odaklanırken bir hafta sonraki o gazetenin başlığını ne o günlerde hiç kimse tahmin edebilirdi ne de bu gün sizler tahmin edebilirsiniz?

“Saniye Can erkek olmuyor!”

Bir tekzip, bir hakkı teslim, bir özür gibi görünse de bugünün uzaklığında; gerçekte olan ise bir suçlama idi. Öyle bir suçlama ki, ikinci başlıkta daha çok hissettiriyordu kendini. Neden erkek olmuyorsun, o kadar bekledik yani, der gibi…

Çocuktum, bugünkü kartel medyasının anası sayılan o gazetelerin başlıkları kimde nasıl bir yara açtı, bilemiyorum. Bildiğim cinsiyet değişmeleri üstüne kafalarda soruların arttığıdır.

Yalan haberler yazıyorlardı. Yalan kitaplar yazıyorlar şimdilerde. İstiyorlar ki bu ülkenin insanları tepki versinler ve tüm bildiklerini aktarsınlar onlara. Doğruyu bulmak/doğruya ermek değil, maksat tehditlerine/şantajlarına malzeme toplamak; burası iyi anlaşılıyordur İnşallah!

Böyle “medya” yapmak, böyle “medya”nın içinde olmak, hangi ölçülere ve kimin ölçülerine göre iyi “medya” yapmaktır? Bu ülkenin insanları bunları/buraları iyi bilmek zorundadır. Bekası için…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*