Aydın Menderes’in rahmetli babamın avukatı değildi, dediği Cindoruk bey anlatıyor:
“Dolmabahçe’ye geldik sabahleyin. Yassıada’ya gideceğiz. Komutan Yarbay dedi ki: Bekleyin. Bekledik, bekledik, neden sonra bir motor geldi. Motordan inen roman vatandaşlarımızı gösteren yarbay güldü: Sizinkilerin işi bitti. Gitmenize gerek yok!”
Menderes iktidarına karşı kurulan Hürriyet Partisi saflarında ve milli şef paralelinde siyaset yapmış bir Cindoruk’un bu anlatımı neden hiç kimseye şu soruları sordurmadı?
Sen nasıl bir avukatsın ki, müvekkilin idam edilirken yanında değilsin?
Avukatlığı dahi bu kadar başarılı (!) bir Cindoruk neden siyasette Demirel’in bir altındaki yerlerde bulundu dersiniz? Onu Demirel’in ötesinde kimler destekledi ki, Meclis Başkanı dahi olmuştu.
Yani ne olmuştu da Demokrat Parti’de kalanların hafızaları donmuştu, fikirleri işlememişti? Siyasi tarihimizin sorgulanılacak noktalarıdır bunlar.
12 Eylül öncesi AP’nin son kongresinde istisnasız bütün delegelerin oyunu alan iki milletvekili vardı: Aydın Menderes ve Faik Türün.
Bugünlerde hesaba hiç çekilmemiş eski kızılcık rolünü sürdürenlerin medya organlarında Faik Türün’e hak etmediği kelimelerle saldırmaları da bir cevap/bir karşılık bulmuyor, DP fikriyatına yakın olduğu sanılan yeni DP camiasında. Bu dahi sorgulanmalıdır.
Refah Partisi birinci parti olarak seçimleri kazandığında, Meclis Başkanı adayı Aydın Menderes idi ve bu ülkenin siyasi geleneğinde/Meclis geleneğinde Meclis Başkanı birinci partinin milletvekillerinden seçilir, hükmü varken, buna Demirel niçin karşı çıkmıştı? Menderes’in takipçisi olduğunu meydanlarda ilan ederek Çankaya’ya uzanan bir Demirel, ne olmuştu da Aydın Menderes’in bu ülkede Meclis Başkanı olmasını engellemişti? Bu sorunun cevabı bizi, bu ülkedeki çeteleri kimin devlet sandığına götürür. Yani Demirel’i kimin yönlendirdiğine götürür.Kim istediği için Menderes’e karşı DYP’ne desteklettiği ve elinde telefon ahizesi, TV kameralarına karşı poz vererek ANAP’lı kutladığının karanlık yüzüne götürür.
Demirel, kendisi ile hesaplaşılmasından korktuğu için Cindoruk malzemesiyle oynuyor. Çünkü Cindoruk’u bu ülkede en iyi bilen Demirel’dir. Herkes Cindoruk ile meşgul olurken, Demirel şah diyeceği hamlenin peşindedir.
Şimdilerde kongre hazırlığındaki DP’nin gündeme Cindoruk’un adaylığı ile gelmesi, DP adına büyük talihsizliktir. Demirel’in dirisi ne kadar DP’liydi ki, ölüsü DP’li olacak?
DP’nin bitmesinde Demirel bir sebepse de şu gerçek de gözardı edilmemelidir: DP’nin misyonunu Saadet Partisi yüklenmiştir. Bu gerçeği bu ülkenin en iyi siyaset bilimcilerinden biri olan Sayın Aydın Menderes’in bu günlerde seslendirmesini çok istiyoruz.
Bir yanıt bırakın