Hem okudum hem de yazdım!

Beklenmeyen bir netice imiş gibi, Saraçoğlu’ndan sürpriz çıkmış gibi başlıklar atmıyorlar mı bu ülkede gazeteler spor sayfalarına, insanın aklı donup kalıyor.

Futbol teknik bir spordur. Fedakarlık ister, güç ister, kaabileyet ister, tahmin edebilme zekası ister oyuncularından. En önemlisi maneviyat ister, moral gücü ister. İtiraz yoksa bu “ister”lere, sualimizi soralım: Spikerlerin “Harsınıl” deyip durdukları Arsenal karşısındaki Fenerbahçe’nin morali haftalardır federasyonumuzun hakem beyleri tarafından yok edilirken hazırlanmadı mı dün gece alınan 5-2’lik netice?

Ligde Fenerbahçe’yi yendirilen takımlara bakınız. Tel tel dökülmediler mi bir sonraki maçlarında? Yenilmediler mi çantada keklik (!) dediklerine? Peki, sebep ne oldu? İnsanın aklına bir ihtimal geliyor: Fenerbahçe maçına çıkarken “Garanti” verilmesi ellerine.

Olmaz olmaz demeyin; olmaz, olmaz!

Bu ülkede Ergenekoncular futbol camiasını atlamış olamazlar. Çünkü Fenerbahçe demek, bu ülke demektir. Fenerbahçe’nin morali bozulursa, Fenerbahçe mağlup edilirse bu ülke insanlarının başları önlerine eğdirilecek demektir. Devlete rağmen çeteciler, millete rağmen çeteciler bunları bilmiyor olamazlar.

Olay tazedir diye Fenerbahçe’den girdik meramımızı anlatmaya. Bu ülkede olanlardan, Fenerbahçe üstüne oynanan oyunlardan Fenerbahçe’nin “Okçu”larının dahi olumsuz etkileneceğini bilmeyi 28 Şubat’larda öğrettiler niyetleri iyi olmayan insanlarımıza. Biz bunu gördük!

Bir önceki gördüğümüz tablo güzeldi. Esas mesele bu güzel tablodan moral kazanmaktı. Lakin nasıl da kamufle etti kartel medyası; farkettiniz değil mi?

Genelkurmay Başkanı’mızın tüm komutanlarıyla bir basın toplantısında “Birlik” resmi vermesinden bahsediyoruz; bu ülkede çoktandır görmek istediğimiz güzelliklerle…

Konu önemli idi, görüntü önemli idi. Ses tonu öne çıkarılacak bir ayrıntı değildi. Alınanların kulakları bir o gün mü hassaslaştı acaba?

Genelkurmay Başkanımız söylenmesi gerekenleri, nasıl söylenmesi gerekiyorsa öyle söylemiştir. Bu da bu ülke insanlarının çoktandır bekledikleri bir hadise idi. 28 Şubat’lardan beri, “Genç subaylar rahatsız” başlıklı ve soygunlara hazırlıklı gazete günlerinden beri…

12 Eylül resimleri ile karşılaştırarak bu ülke insanının yükselen moral eğrisini düşürmeye çalıştılar. Ve hâlâ devam eden tahrik eylemleri…

İlla ihtilal resimleriyle ilişkilendirilecekse, şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Burada artık parçalı görüntü yok! İhtilal yok, muhtıra yok, gece bildirileri yok! Biz olmamız gereken yerde, olmamız gerektiği gibiyiz. İnanmayan varsa kendi bilir.

Okumayı iyi bilmek gerek!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*