Düşmeyiniz efendim, kalkınız!

Düşmemek için dayanak satıyorum, dese biri, birkaç gün içinde satış rekorları kırması mümkündür bu ülkede.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın dehşete düştüğü, onu duyanlarınsa hayrete düştüğü bir ülkede yaşıyoruz zira. Bu kadar düşmeye meyilli bir toplumda dayanak satma düşüncem bir fantazi olmasa gerek.

SayınCumhurbaşkanımızın dehşete düşmesi üzerinde biraz duralım ister misiniz? YÖK tarafından gönderilmiş dosyalardan birine iliştirilen bilgi notunu görünce dehşete düşmüş. Ama neden? Bu ülkede karısı kara çarşaflı kahraman rektörlerin olabileceği korkusundan desek, iyi ama Cumhurbaşkanımızın adı Abdullah Gül; A. Necdet Sezer bir öncekinin adı idi.

Benim bildiğim/tanıdığım Abdullah Gül selefinden kalan dosyadaki o notu görünce normal olarak ve normal şartlar altında dehşete düştü. Selefi Sayın Sezer’e Cumhurbaşkanlığını dosyalara iliştirilen bir takım notlarla yaptırtmışlardı. Ne kadar dehşet verici bir şey. Sayın Gül dehşete düşmekle çok haklı. Çünkü kendisi yıllardır bu ülkenin meclisinde bulunmuştu ve bakanlıklar ve hatta başbakanlık dahi yapmıştı. Dosyalara iliştirilen bilgi notlarına çok yabancı olsa gerekti.

Sayın Cumhurbaşkanımız inşaallah bir daha dehşete düşmez diyelim ve onu duyduklarında hayrete düşen gazeteci/ köşeci hayretzedelere de bir bakalım: Neden hayrete düşmüş olabilirler? Bu ülkede YÖK onlarca yıldır hüküm sürüyor/at oynatıyor olmasına rağmen, hâlâ atamalarda karısı kara çarşaflı kara rektörlerin adı geçiyorsa, gazetecilerimizin hayrete düşmelerine sevinmeliyiz. Harakiri de yapabilirlerdi, çağdaş yaşamalığın fedakârlığının gücü o anda akıllarına gelseydi eğer.

Rektörlük onayı bekleyen profesör bekarmış, hiç evlenmemiş imiş. Olabilir.. Onun bekâr olması, karısının olmaması bir haklılık gerekçesi olamaz. Evli olsa idi, karısının kara çarşaflı olmayacağını kim, nasıl ispat edebilir? İhtilâl mahkemelerinde kafa içi okunarak insanların mahkûm edildiği bir ülkede, kafa içi okuduğunu iddia eden makamlarca bilgi notu iliştirilmesi atama dosyalarına; kimi, niçin hayrete düşürsün ki?

Hayret bir şey!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*