Kim neyi unutmuş?

Toktamış Ateş hoca “Toplumsal Unutkanlık”larımızı yazmış, kendince tasnif ve tanzim ederek Bugün Gazetesi’ndeki köşesinde. 60 ihtilalini ki ona göre devrim, yazmış. AP’nin 1965 ve 1969 seçimlerini kazandığını yazmış. TİP’in 1965’te 15 milletvekilinin olduğunu yazmış. Elbette İmam-Hatip okullarını da yazmış Toktamış Hoca.

Neyi yazmamış dersiniz?

Komünizmi! 1960’tan günümüze çıkarılan bir özet içinde bu ülkedeki komünizan faaliyetlere dair hiçbir iz yok. Sanki bu ülke Komünist Rusya’ya ve onun peyki ülkelere komşu değildi.

Çok değil, bir kaç gün önce, Türkiye Komünist Partisi ile irtibata geçmek için torpil arayanların bugün nerede olduğunu çok iyi bildiğini de yazmıştı, Toktamış Hoca’mız.

Toktamış Hoca’nın hatırlamak istemediklerini de biz unutmadık.

Geçtiğimiz günlerde ziyaretime gelen emekli bir öğretmenimizin söylediği şu cümleyi, Toktamış Hoca’mız duymak istemez mi idi yoksa?

“Kendimi geçmişi silinmiş gibi hissediyorum, yaşadığım devrimci günlerin, ettiğim mücadeleler kimseye bir şey anlatmıyor. Kongrelerinde görev aldığım ne Maden İş var bugün, ne Metal İş. 15-16 Haziran’ı da benden başka hatırlayan yok.”

Ne kadar basit bir tanımlamadır bu “dinci” tanımlaması. Basit ve fakat söyleyenin içindeki kini dışa vurduran bir tanımlama.

“Dinci” tanımına soktukları, “Dinci çevre” diye adlandırdıkları sanki bu ülkenin insanları değil. Sanki bu ülkenin kanunlarıyla kendileriyle eşit miktarda hakları korunma altına alınmış değil. Sanki yediği ekmekteki emek payının çoğunun dinci dediklerine ait olduğunu bilmez değil.

Bu ülkenin toprakları üstünde, bu ülkenin taşından, toprağından, çamurundan, çimentosundan İmam-Hatip okulları yapıldı ve açıldı. Bu bir gerçek.

Açılan bu İmam-Hatip okullarında bu ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı’nın atadığı ve bu ülkenin Maliyesinin maaşını ödediği, bu ülkenin çocukları öğretmenlik yaptılar; teftiş müessesesinin gözetimi altında.

O İmam-Hatip okullarından mezun olarak şunu herkese, Rusya’ya, Rusya yanlılarına, dünyaya ilan ettiler: Bu ülke komünist olmayacak.

Komünizm çöktü, yok oldu. Lakin onun tetiklediği, planladığı zulümler unutulmadı. Bugün ülkemin fidanlarını dağlarda yakan “Gavur teşkilat” PKK, o komünist günlerin kalıntısı değil mi?

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür, dense de, bu ülkenin insanları neyi unutmayacağını çok iyi bilir.

Bakmayın bugün konuşmadıklarına.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*