Şimdi ne olacak?
Seçimi kazanan AKP’nin ANAP’laşma süreci hızla (!) tamamlandı. Şimdi ne olacak?
ANAP bu ülkeye neye mal olmuşsa, AKP biraz fazlasına mal olacak. Tabiatları gereği bu böyle.
Özal birinci adam değildi. Hayatının hiçbir döneminde de olmadı/olamadı. İkinci adamlık onun karakteri idi. Dönem, dönem hep üstünde birileri oldu veya o, onların yörüngelerinden dışarı çıkamadı. Yine tabiat meselesi.. Başlarda K. Evren ve kardeşi K. Özal; sonrasında Demirel, Semra Hanım ve hep K. Özal. Onlar buyurdu, Özal ha pişman oluyorum, ha pişman oldum diye diye uyguladı.
El atına bindi, hiç zevk almadı. Suratında bir tatsızlık, insem mi, inmesem mi?
Tamam, dağlardan da indirirsin atları, elden de alabilirsin; parasını (bedelini) ödeyerek veya ödünç. Lâkin terbiye senin terbiyen olmalı. Özal önemsemedi bunu. Sonunda gördü ki, başkasının terbiyesini taşıyanlar ne yapsa da eğilmiyorlar, “eğilim” olmuyorlar.
Özal bunu göremediği için, başaramadığı için ikinci adam olarak kaldı. İşgal ettiği topraklara tapulu arazim diyerek ağalık yapanlara bir vergi memuru dahi gönderemedi. Bitlerine kan verdikleri de terbiyelerinin çekildiği arazi sahibine yöneldiler.
ANAP, ANAP’lığını yaptı; milletin yılları buharlaştı. Yüce Divan’da birkaç kişi, teselli mi olur?
AKP’den bir umudumuz, bir beklentimiz mi vardı ki, endişe üstüne kuruluyor cümlelerimiz? Hayır, elbette hayır!
ANAP günlerini bir daha yaşayacağız. Kuraklıktan çatlayan ülkemin topraklarında yeniden boy verecek ANAP’ın diktiği “hortum” sarmaşıkları. İşini bilenler sulama ustalığını hiç bırakmadılar çünkü.
Ha, sahi o ünlü yol arkadaşları nerde AKP’nin. Koşa koşa gidenleri söylüyorum. Üstü çizilenler yani. Neden hiç biri “Toptan” olamadı? Perakende kaldılar, kabala pazarlığıyla gidiverdiler. Yine tabiat meselesi… Tabiatları böyle olmalarına müsaitti.
Son cümlem şu: R.T.Erdoğan da bir ikinci adamdı.
İkinci adamların bu ülkeyi nerelere sürüklediklerinin muhasebesini hiç yapmayacak mıyız? Yoksa burası da bizim tabiatımızla mı ilgili? İkinci adamların adamları, bu ülkede her zaman çok fazla olmuştur. Ama bu birinci adamların hiç suçu değildir. Dedik ya tabiat meselesi..
Bir yanıt bırakın