Medya, İşi Öğrenecek

Üzeri kapatılmayan bir kanalizasyon çukuruna bir küçük kız çocuğu düştü İstanbul’da. Basın olağanüstü bir duyarlık gösterdi; hem küçük kızın ailesinin acısına ortak oldu, hem de ihmali olan görevliler hakkında yasal işlemler başlatılmasını sağladı.

Medya görevini yapıyor! Ne güzel değil mi?

Geçmiş zamanda Bakırköy’ümüzden basınımıza yansımış bir haber hatırlıyorum:Bu ülkenin bir insanı evinin sokağına park ettiği arabasından iner.Sağnak şeklinde yağan yağmur, sokakları dereye döndürmüştür. Arabasından iner dediğimiz o insanımız, iner inmez kayboluverir. İndiği yerdeki kapaksız kanalizasyon çukurunun içine düşmüştür.Bir hafta sonra cesedini Yalova kıyılarında bulurlar.

Haber böyle idi ve sadece böyle kaldı. Ne sorumlular arandı, ne de belediye başkanının ve diğer görevlilerin ilişkileri sorgulandı. Sebebini hâlâ çözebilmiş değilim. Basınımız o günlerde çağ atlamamıştı veya kendini bir yerlere beğendirme telâşında idi diyebilirsiniz?

Bir sabah vakti, Kadıköy rıhtımında çarpılan motorda kaç insanımız vardı ve ne olmuştu da onlar denizin dibinde kalmışlardı?Bilmiyorum. Beni bilgilendirecek basınımızın mutlaka o günlerde çok önemli başka işleri olmalıydı ki, onlar da bilmemişlerdir. Lakin bildikleri bir şey vardı: Belediye başkanlarını ve hükümeti çok seviyorlardı.

Sarıyer’e giderken Boğaz’a uçan İETTotobüsünde kaç yolcu vardı? Ve o yolcuların hepsi kimsesiz/yalnız kişiler mi idiler? Ne belediyemizden bir sorumlu, ne de İETTyöneticilerinden bir sorumlu vardı ortalıkta. Sadece bir sendikacının demecini hatırlıyorum gazete sayfalarına yansıyan: “Suçlu lastiklerdir”.

Lastikler konuşamaz, suçlanmaya karşı bir savunmada bulunamazlar. Hatta şu soruyu da soramazlardı: Bizi neden satın almıştınız?

Eski yaraları deşmek gibi bir derdimiz yok. Basının geldiği duyarlılığı belgelendirmek istedik.Kaç yıl geçti aradan ve ne kazandılar? Akredite olmak dışında.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*