Ebû Garib Cezaevi’nden yansıyan işkence görüntüleri “haksız ve güçlü”lerin ne yapabileceklerini bir kere daha gösterirken üretilen teorileri özetleyiverelim. Birinci teori: Yeni işkence görüntülerini bizzat ABD, basına vermiş ve yayınlanmasını istemiştir. İlk işkence resimlerinden sonra ABD’ci yazarların “yanlışlıkla oldu, bir daha olmaz” diyerek çabalamaları ve çandarlamaları sonucu imajının yumuşaklaşmasından iyice rahatsız olan Bush ve ABD can çıkar, huy çıkmaz atasözümüzü doğrulamışlardır. İkinci teori: Resimleri yayınlayan Avustralya basını Türkiye’yi ve Türkiye’de yaşananları yakından takip ettiklerini itiraf etmişlerdir. Çünkü, Danıştay kararıyla Türkiye sokakları disipline edilirken ve kanunlaştırılırken, Avustralya basınının Ebû Garip işkencehanesinden naklen yayın yapması hem dikkatleri dağıtmış, hem de yasak savunucusu rızaların aklî dengesini bozmuştur. Üçüncü teori: Ebû Garip işkencehanesinden yükselen feryatlar komşu ülkelerde ulaşacak kulak bulamazken, Avustralyalıların haberinin olması Türkiye’de “sağır sultan” günlerine erildiğini göstermektedir. Dördüncü teori: Danimarka’da karikatür yayınlatarak dünya Müslümanlarına saygısızlık eden ABD, Ebû Garib Cezaevi eylemleri ile rahatsızlığının boyutlarının elektrikli sandalye yoluna düştüğünü göstererek, kendisi ile alay etmektedir. Beşinci teori: İkinci işkence görüntülerini yayınlatması ABD’nin; üçüncü dördüncü işkence görüntülerini de yayınlatacağının işaretidir. Çünkü ABD, AKP hükümetinin ve AKP’lilerin ağızlarının ne zaman açılacağını çok merak ediyorlar.Onuncu görüntü zamanında tepki vermeleri dahi sadık olmadıklarının işareti sayılacak. Altıncı teori: AKP’lilerin ve AKP hükümetinin tam kadro “Kurtlar Vadisi Irak” filmini seyre gitmesini ve tatmin olarak dönmelerini destek politikasına aykırı bulan ABD, yeni işkence resimleri yayınlatarak hem kendisinin nasıl tatmin olduğunu göstermiş, hem de bağlılarına örneklik etmiştir. Yedinci teori: Çıplak tutukluların üzerindeki asker elbiseli Amerikalı ve İngilizlerle aynı üniversitede okumuşlardır. Kimler mi?Sokak yasaklarını savunan üniversite proflarımız.
Bir yanıt bırakın