“Danimarka’da yaşayan Müslümanlar bir kanser uru gibi, yapılacak şey hepsini Sibirya’ya sürmek…”
Danimarka’nın ırkçı parti sözcüleri böyle diyorlarmış. Kraliçeleri de bizzat “Müslümanlara karşı harekete geçmemiz lazım, daha fazla hoşgörülü davranamayız” diyorken…
Danimarka’nın Müslümanları ne olmuş da Kraliçeyi ve ırkçı Danimarkalıları rahatsız etmişler? Bir suç işledilerse eğer, Danimarka kanunları yetersiz mi kalmış?
Müslümanlara karşı harekete geçmeye, onların Peygamberini tahkir eden bir karikatür yayınlamakla başlayan Danimarka’nın planı ve yaptığı hesap nedir? Kazancı ne olacaktır? Danimarkalı ve diğer dünyalı Müslümanların bugüne kadar Danimarka devletine, ülkesine yaptıkları katkılar, kraliçe hazretlerini neden tatmin etmemiş acaba?
Hoşgörüsüzlükleri (!) bile dünyayı ateşe vermekten çekinmeyenler, hoşgörülü olsalar ne olurdu, kendileri hep efendi, hep en üstte… Başkalarının nasıl yaşayacağı onların iznine bağlı.
Elbette cevabını alacaktır. Danimarkalı da, onlara destek verenler de… İsterdik ki, olaydan faydalanma katsayısını yükselten ABD’nin provokasyonlarına gelmeyecek kadar sağlam dursunMüslümanlar… Verilecek cevap, onları utandıracak çapta olsun ve öğrensinler dünyanın kendilerine ait olmadığını…
Ve bizim, bu ülke Müslümanlarının çok daha geniş, çok daha aydınlık bir muhasebe yapmasını sağlamalıdır bu olay. Çünkü bayraktar millet biziz!
“Kanser uru…” tanımlaması hiç yabancı gelmedi değil mi bu ülke insanlarına. Burada, bu ülkede yapılan bir yanlışlık, nasıl da karşımıza çıkıyor bir uzak yerde? Tesadüf mü?
Eğer o gün karşı çıkabilseydik böyle tanımlamalara, gitsinler efendim diyerek kıvırmasaydık, bugün vurulur mu idik bir karikatürle?
Hiç bir olay öncesiz değildir. Hazırlığı nerede yapılmış, bilmemiz gerekirdi. Haçlı seferi başladı, dendiğinde uyanmamız gerekirdi. Bayraktar millet biziz çünkü!
Bir yanıt bırakın