Bazı şahıslar ve bazı olaylar karşımıza çıkarıldığında, aklıma hep “neden şimdi”sorusu gelir. Bu sorunun ise olumlu cevabı yoktur önümüze konanlar arasında.
Örnek vereyim: Üsküdar Subaşı Camii’ndeki cuma namazları neden şimdi geldi gündemimize? İki yıldır orada imişler.
Orada, erkeklerin arasında kadınlara Cuma namazı kıldırarak, kim neyi test etmiş, iki yıldır? İstanbul Müftülüğü’nün haberi olmamış mı? Cami hocasının itiraz vaazları yeterli olamadı idiyse, daha güçlü bir ses görevlendirilemez mi idi orada?
Üç eksiğiyle tam ikiyıl. Az bir zaman mı? İstanbul Müftülüğü’nün şimdi bir açıklama yapması gerekmez mi? Camilerimiz medyanın veya onların arkasında duran yönlendirmecilerin kontrolünde mi?
Ve neden şimdi, başbakanlık danışmanı beyin sayın eşi de fotoğraf veriyor o namaz pozisyonunda? Onları, bu ülkenin diğer Müslüman kadınlarından ayıran tek özellik, çok akıllı olmaları mı? Fakat bunun ölçüsü ne?
Cüneyd Zapsu adını ilk duyduğumda da aklıma gelmişti; neden şimdi, neden o soruları? Daha önce hiçbir yerde olmamış, hiçbir yerde görünmemiş, hiçbir yerde adını duyuramamış, hiç kimsenin dikkatini çekmemiş… E, sonra? Kim bu dediğinizde sıralayıveriyorlar: Baş danışman. Filan büyük şirketin sahibi. Filan büyük adamın torunu ya da oğlu…
O kadar çalkantılı yılları geçti ülkemin. Anarşi, terör, ihtilal, sıkıyönetim vesaire… Peki nerede imiş bunlar? O günlerin hangi siyasi partilerine veya fikirlerine yakın olmuşlar? Hangi sosyal olaya bulaşmışlar veya öncülük etmişler? Nerelerde dolaşıyorlarmış, nerelerde görünüyorlarmış?
Yok, yok, yok!
Kim tanıştırıyor? Danışmanlık edeni ve danışacak olanı? Önemli soru değil mi bu?
Gerçi biz de bu ülkede yaşıyoruz. Hemen yanıbaşlarında olmasak da biz de tahmin edebiliyoruz, kimin oynamak için hangi havayı sevdiğini. Dolayısıyla, özel yetiştirilmiş ve özel yerlere yerleştirilerek özel bağlantılara sahip görüntüsü verilen insanların ibadet düşkünlüklerini dahi iyi analiz edecek güç ve cesaretimiz olduğuna inanıyoruz biz de…
Bir yanıt bırakın