Haber kamerasının müsaade ettiği kadarıyla CHP Meclis grup toplantısını izliyorum. “Deniz Baykal hayranları…” zihnimden geçen bu tanıma nasıl da uyuyorlar. Okumuş çocuklar, seçilmiş de gelmişler.
Hep olduğu gibi Deniz Baykal kürsüde “Değerli arkadaşlarım” dediği sevgili hayranlarını bilgilendiriyor, eğitiyor, aydınlatıyor, yönlendiriyor. Onlara, başbakanın bir şeyh olmadığını söylüyor, itiraz edilemez bir şeyh edasıyla/havasıyla. Onlara, başbakanı eleştiriyor/şikayet ediyor: “Aktif pazarlama yapıyorsun. Yabancıya mal satıyorsun. Koç’un haberi olmuyor!”
Hane halkı acayip karşılamasa/tedirgin olmasa/sağlığımdan şüphelenmese TV’nin karşısında bağırarak duyuracağım sesimi Sayın Baykal’a: “Koç’un avukatı mısın?”
Olanlardan sanki milletin haberi var.
Olanlardan sanki Baykal hayranlarının haberi var.
Olanları sanki Baykal anlamış, bütün Türkiye adına anlamış, bir tek Koç’un habersiz olduğunu görmüş…
“Koç’un avukatı mısın?” sorumuz bilgisizlik alanına kaçabilir. Koç-CHP dayanışması gelenektir zira.
Yassıada’da Menderes duruşmalarında tanık olan baba Koç’un hakime notu vardır: “CHP’ye de parasal destekte bulundum.”
Satışlardan Sayın Baykal’ın duyduğu rahatsızlık, sanki sadece Koç’un haberinin olup olmamasıyla sınırlı. Bu ülke için hiçbir endişesi yok. Yine de maşaallah…
Yoksa Koç’u yeterince tanımıyor mu Sayın Baykal? Koç ki bu ülkenin Koç’udur, her şeyden önce onun haberi olur. Galataport’u kaçırması düşünülebilinir mi?
Bedava olmadığı için almamıştır. İstanbul ormanlarını, İzmit Körfezi’ni yalvara, yalvara-rica, minnet vermediler mi o günlerin konutlusu, köşklüsü. Çankaya bahçesini de bonuslayacaktı az daha.
Ucuz ucuz Tüpraş, bedavanın adı Tüpraş…
Baykal’ın içi rahat. Hayranları hayran…
Satıyorum, satıyorum fabrikalar, köprüler, yollar, tarlalar, içinde adamlar; haydi satıyorum!
Masaya vurulur bir yumruk: “Sattırmam!”
O günler geçti, üzerimizden tanklar geçti.
Artık Koç’un haberi var. Baykal’ınki de evham işte. Gerçi sen savunursan ne olur, savunmasan ne olur?
Yoksa bir kurnazlık mı Sayın Baykal’ın bu hali veya bu halsizliği? Bülent Ersoy’la anılmaktan yorulduğundan, tercihini Koç’la anılmak şıkkı için mi kullanıyor?
Şimdi bir hûkümet üyesi kalksa dese ki sayın Baykal’a: “Siz neden haber vermediniz?” olmaz, soramazlar. Zeka seviyesi meselesi… Baykal biraz daha rahat.
Baykal neden büyük adam?
Koç’un haberinin olmadığından haberi olan adam!
Bir yanıt bırakın