Demirel’in son kez 500 günde ülkemizi kurtarmaya geldiğinde ve Küçük İnönü’lü SHP ile koalisyon hükümetini kurduğunda ve hükümetindeki bir kadın bakanın, ki adı Türkan Akyol’du, akşam yemeklerinde içki içilmiyor diyerek resmi tv’deki bir diziyi yasakladığında, top ve saha alenen kartel tv’lerinin gücüne terkedilmişti. Bugün o güç bu ülkenin insanlarını nasıl alaya alıyor, onu konuşalım. Ama önce sayın Demirel’e bir çift sözümüz olmalı.
Siyasi kinci olarak da tanımlanan ve kendisine yapılanları unutmadığı söylenen sayın Demirel, 12 Mart’ta gönderilirken Türkan Akyol da hükümeti ondan devr alanlar arasında idi. Muhtıracılardan yana olmak CHP’de olmak demekti ve Türkan Akyol da denedi şansını Ankara sokaklarında. Lakin seçilemedi.
Varsın seçilemesin. Sayın Demirel onu kendi elleriyle dışardan bakan yapacaktı ve yaptı da.
Yani olan “Güldürmeyin beni” diyen İsmail Arar’a olmuştu.
Akşam yemeğinde içki içilmeyen tv dizisi olur mu? Kartel tv’lerinin dizilerine göre olmaz. Dedik ya güç kartel tv’lerine terkedildi diye, ki o kartel tv’leri yüzbin sandık, yüzmilyon oy gücünde imişler.
Dizisi reyting yapar, dizideki oyuncuları ilgi çekmezse, işte böyle yapar kartel medyası. Aliye’sini bir otomobil içinde batırıverir! Ve sonra da sorar: Oldu mu, olmadı mı?
Aliye’den başka derdimiz mi var? Herkes konuşsun. Hatta Meclis’te bile konuşuluyor diye manşet atsın kartelin gazeteleri.
Kartel kamerasının karşısındaki otomobilden başka yer mi yoktu? Beyaz Zekeriya’dan fetva mı aldınız, acele etmek üstüne? Gibi sorular kimsenin aklına gelmez!
Kadınlar günü kutlanırken, ülkemin kadınları konuşulacakken, uyanık kartel nasıl da kuruyor elinin altındaki artist kadınlarının konuşulmasını…
Hiçbir şey yeni değildir. Kartelin kurnazlığı da… Demirel’in son kez vatanı kurtarırken bir kadın bakanın planlarının meyvesini kartel topluyor bugün, olan bu!
Bir yanıt bırakın